Eski Evdeki Macera

Gecenin sessizliğini bozan tek şey, eski evin tahtalarının çıkardığı hafif gıcırtıydı. Yıllar sonra ilk kez buraya adım atmıştım ve içimde garip bir uğursuzluk hissi vardı. Masanın üzerinde duran tozlu defteri açıp sayfalarını çevirdim. Tam o anda esen soğuk bir rüzgâr kapıyı yavaşça kapattı.

Gözlerimi açtığımda gördüklerime inanamadım. Karşımda, bir adam duruyordu. Bana doğru yürüyor ve gülümsüyordu. Ne yapacağımı şaşırmıştım. O anki stresle yerde bulduğum bir metal parçasını ona fırlattım. Adam yere yığıldı. Yavaşça yanına yaklaştım sanki onu tanıyordum. Dikkatli bakınca o adamın karşı komşum olduğunu fark ettim. Hemen hastaneyi arayıp durumu anlattım. Yaklaşık beş dakika sonra eski bir ambulans evin kapısının önünde durdu. Komşumu hastaneye kaldırdılar. Ben de ambulansın gittiği hastaneye doğru yola çıktım. Hastaneye vardığımda komşum uyanıktı ama hâlâ biraz sersemlemiş görünüyordu. Yanına gidip özür diledim, o da ne olduğunu anlamaya çalışarak bana baktı. İçeride ne yaptığını sorduğumda, sitenin görevlisi olduğunu ve evde ışık görünce kontrol etmeye geldiğini söyledi. Gülmesinin sebebini açıkladığında ise her şey daha da garipleşti. Arkadaşları ona şaka olsun diye “nitröz oksit” solutmuş ve davranışlarını kontrol edemez hâle gelmiş. Beni korkutmak istemediğini, aslında ne yaptığını pek hatırlamadığını söyledi. Birbirimizden özür dileyip olayı kapattık ve onu evine götürdüm.

Ertesi sabah içimde hâlâ bir pişmanlık vardı. Bu yüzden erkenden kalkıp çiçekçiden küçük bir hediye aldım ve komşumun kapısına bıraktım. O gün işe gidemeyeceğini bildiğim için ona yardım etmeye karar verdim; alışverişini yaptım, işlerinde ona yardım ettim. Yaşadığımız garip olayın ardından aramızda tuhaf ama samimi bir bağ oluşmuştu ve bu bağ bana garip bir şekilde iyi hissettirdi.

(Visited 1.004 times, 1 visits today)