Evdeki Hayvanlar

Evde hayvan beslemek düşününce her açıdan harika hissettiriyor. Ancak gerçekten cesareti toplayıp eve hayvan alana kadar.

Bir zamanlar benim de evde beslediğim bir hayvanım vardı, bembeyaz bir kuş. Onu sahiplenmemin sebebi o dönemler sokağa çıkma yasağı vardı ve ben evde tek başıma çok sıkılıyordum. Çok uzun bir dönem onunla her gün oynuyordum, çok zevkliydi ve beni asla ısırmıyordu. Bu birkaç sene böyle sürdü çünkü hep evdeydim ve derslerim o dönem kolaydı. Fakat yasaklar bittiğinde ve tekrar okula dönüldüğünde işler değişti. Her gün özgürce odamda oradan oraya uçan kuşumu artık haftada en fazla üç kez evde salabiliyordum. Tüm gün kendi kafesinde sadece dolanıyordu bundan dolayı da sadece yemek yiyor ve kafesinde olan birkaç oyuncakla vaktini geçiriyordu. Birde neredeyse her hafta kafesini temizleyip duş aldırıp yemeğini değiştirmem gerekiyordu. Ben evdeyken bu işlerin hepsini ben yapıyordum. Ama artık evde fazlasıyla duramadığım için bu işleri annem veya babam yapıyordu genellikle. Seneler geçti ve bu böyle devam etti, bana hiç saldırmayan kuşum artık hırçınlaşmaya ve eskisi kadar sakin davranışlar sergilememeye başladı. Hepsi benim hatamdı ama akademik başarı, sosyal çevre, aile ilişkilerim hepsini birlikte götürmekte zorlanıyordum ve kendime bile vakit ayıramazken ona da ayıramıyordum.

En sonunda zor olan bir karar aldım ve ona benden, bizden daha iyi bakabilecek birine sahiplendirmek istedim. Onunla büyüdüğüm için ona bağlıydım ama ona zarar verdiğimin farkındaydım. Yani sonuç olarak evde hayvan beslemek kişinin psikolojisi için ihtiyacı olduğu zaman ona bir arkadaş oluyor. Kişinin özgürlüğünü kısıtladığını düşünmüyorum tabi ki, artık farklı sınırlar oluyor ama her şeye rağmen hayvan beslemek isteyen biri için sıkıntı değil.

(Visited 5 times, 1 visits today)