FAKİRLİK

Günümüzde gençlerin karşılaştığı en büyük ve en yaygın sorunlardan biri fakirleşmedir. Artan zamlar ve enflasyona rağmen gençlerin kazandığı para aynı oranda artmadığı için farklı sorunlar ortaya çıkmaktadır.

Örneğin 1990’lı yıllarda bir ev, bir kişinin maaşının 3 ya da 4 katı fiyatına satın alınabiliyordu. Günümüzde ise bu oran yurt dışında, özellikle Amerika’da, maaşın 6–7 katına çıkmıştır. Türkiye’de ise bu durum çok daha kötü bir hâl almıştır. Ev fiyatları maaşın 30–40 katına kadar çıkmaktadır. Üstelik bahsedilen evler genellikle 3+1 apartman daireleridir. Bunun sonucunda günümüz gençleri, yani 20–30 yaş arasındaki insanlar, ev sahibi olamamaktadır. Bu durum doğrudan evsizliğe değil, banka borçlarına yol açmaktadır. Sadece ev almak için değil; araba, okul masrafları ve vergiler gibi birçok ihtiyaç için alınmaktadır. Gençlerin bu kadar fazla borç almak zorunda kalmasının temel sebebi, maaşlarının bu masraflarla aynı oranda artmamasıdır. Eğer borç almazlarsa ev sahibi olabilmek için yıllarca beklemek zorunda kalacaklardır.

Bu sorunu çözmek aslında göründüğünden daha zordur. Çoğu insan çözüm olarak sadece fiyatların düşürülmesini önerir; ancak bu yeterli değildir. Öncelikle fiyatların neden arttığı araştırılmalıdır. Bunun sebeplerinden biri vergiler olabilir. Eğer sorun vergilerden kaynaklanıyorsa bu vergiler 5 yıl gibi bir süreçte yavaş yavaş düşürülebilir.

Vergilerin aniden düşürülmesi ise yatırımcılar için olumsuz sonuçlar doğurabilir ve suçu olmayan insanlara zarar verebilir.

(Visited 2 times, 1 visits today)