Sürekli aynı günlük aktiviteleri tekrarlamak, insanı fazla geliştirmez. Aynı yemekleri yemek, belli başlı konulardaki kitapları okumak, kıyafet tarzını aynı tutmak ve aynı mekanlara gitmek gibi küçük şeyler bile aslında bizi desteklemez.
Değişikliklere açık olmamak, insanın ufkunu genişletmez ve bizlere katkısı dokunmamakla birlikte bizi kötü bile etkileyebilir. Eğer insan yeniliklere kulak verirse düşünce dünyası gelişir ve birey, farklı fikirlere açık olur. Aslında küçük şeyler olmalarına rağmen bir fark yaratmanın bireye etkisi büyüktür. İlk olarak yeniliklere açık olmak bireye birçok yeni deneyim kazandırır ve kişi, kendini tanıma şansını yakalar. İnsan, konfor alanından çıkınca özgüven duygusu güçlenir ve bu da günlük hayattaki problem çözme ve yaratıcılık gibi kavramları geliştirir. Özellikle planı değiştirip farklı bir şey yapmak, bireyin uyum sağlama becerisini arttırır. Örnek olarak tanımadığımız biriyle sohbete başlamak, iletişim cesaretini arttırır ve empati duygusunu güçlendirir. Normalde yapmadığımız gibi erken kalkarak spor yapmak, insana yeni bir deneyim katarak kendini tanımasını sağlar. Duygularımızı dürüstçe söyleyerek iletişim kurmak, küçük sorunları çözerek iletişim becerisini arttırır ve insana huzur sağlar. En önemli etkenlerden biri olan farklı düşünürlerin kitaplarını okumak-tıpkı ulu önder Atatürk’ün yaptığı gibi- insanın ufkunu açar ve dünyaya yeni bir bakış açısı geliştirmesine yardımcı olur. Bu sayede insan farklı birey veya toplulukların inançlarını, kültürlerini, düşünce stillerini ve yaşam tarzlarını dahi kafasında anlamladırabilir.
Özetlemek gerekirse konfor alanlarımızdan çıkıp ruhsal ve fiziksel olarak alışık olmadığımız yeni şeyler denemek bizi birçok yönde geliştirir. Bunlar insanın dünyaya bakış açısını değiştirir, yeniliklere açık olmasını sağlar ve ufkunu açar.
