FIRAT’IN HAYATI

Fırat, küçükken ailesi bir kaza geçirdiği için evlatlık alınmıştı. Evlat edinen babası, Fırat’a hep doğada hayatta kalma ve kendini savunma yöntemleri öğretiyordu. Üvey annesi, bir zamanlar evde yaşanan bir hırsızlık olayında hayatını kaybetmişti ve Fırat, çocuk yaşta kayıplarla yüzleşmeyi öğrenmişti.

Fırat, özellikle laboratuvar çalışmalarına ilgi duyuyordu. Kan örneklerini inceleyerek biyoloji ve genetik üzerine deneyler yapıyor, insan vücudu ve DNA hakkında çok şey öğreniyordu. Babasının sağlık sorunları yaşaması, Fırat’ı daha da araştırmacı hâle getirmişti. Babası ne yazık ki hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti ve Fırat, bu kayıpla olgunlaştı.

Büyüyünce Fırat, kasabadaki karakolda laboratuvar görevlisi oldu. Suç olaylarında kan örneklerini inceleyerek ipuçlarını çözüyor, olayları aydınlatmalarına yardımcı oluyordu. Fırat’ın küçük kız kardeşi Ayşe’nin arkadaşı hakkında şüpheleri vardı ve bunu fark edince hemen yetkililere haber verdi. Böylece büyük bir yanlış anlaşılmayı önlediler.

Bir gün Fırat evde çalışırken dışarıdan gelen bir sesle irkildi. Pencereye koştu ve bahçede hareket eden gölgeleri fark etti. Hemen durumu güvenli bir şekilde kontrol etti ve kimsenin zarar görmemesini sağladı. O an anladı ki  dikkatli ve bilinçli olmak her zaman en büyük güvenlikti.

(Visited 4 times, 1 visits today)