GARİP BİR GÜN

Çok güzel bir sabahtı, ancak başım ağrıyordu. Bu, normal bir baş ağrısı değildi; sanki zihnime bir güç gelmişti. Hemen annemin yanına gittim ve dedim ki:
“Anne, başım çok ağrıyor. Galiba bu bir süper güç olabilir.”

Annem ise “Oğlum, yine mi başın ağrıyor? Çok fazla ekrana bakıyorsun, ondan oluyor.” dedi.
Ama bir baktım, annem konuşmuyor! Onun zihnini okuyabiliyordum. Annem şöyle düşünüyordu: “Acaba bu sefer gerçekten oğlumun süper bir gücü mü var?”

Hemen kahvaltımı bitirip arkadaşım Murat’la havaalanına gittik. İstanbul’a gidecektik.
Murat bana, “Ya, acaba uçak kaza yapar mı?” dedi.
Ben de, “Yoksa korkuyor musun, Murat?” dedim.
“Yoo!” diye cevap verdi ama zihnini okuyunca, aslında bayılacak kadar korktuğunu öğrendim.

Bir saat sonra sonunda İstanbul’daydık. Fenerbahçe–Karagümrük maçına gidecektik. Orada bir anda Marco Asensio’yu gördük. Ona, “Fenerbahçe’den memnun musun?” diye sordum. “Evet!” dedi ama zihnini okuyunca aslında memnun olmadığını öğrendim. Çok şaşırmıştık.

Her neyse deyip maça geçtik. Maç bitince yeniden Ankara’ya dönmek için uçağa bindik. Ankara’ya gelince bir anda “Berke, uyan!” sesleri duydum. Bu, annemin sesiydi. Gözlerimi açtığımda, bunların hepsinin bir rüya olduğunu fark ettim.

(Visited 5 times, 1 visits today)