O gün otobüsle Atatürk Olimpiyat Stadı’na heyecan ve merak içinde gidiyordum. Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafıma bakınırken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve tam o sırada tuttuğum takımın otobüsü önümden geçti. Normalde koşa koşa otobüsü takip ederdim ama onun yerine stada doğru yürüdüm. Bilet satın aldığım yere oturdum, kalbim hızla atıyordu. Sanki o huzursuzluğun nedeni maçtı. Çünkü takım finale yükselmişti ve finalde ezeli rakibimiz vardı. Maç başladı. Beşinci dakikada Türk sol kanat oyuncumuz gol attı. Dakika otuz birde maalesef rakibin Alman sağ kanat oyuncusu gol attı. Dakika altmış yedide İspanyol ofansif orta saha oyuncumuz gol attı. Maç bitti ve tuttuğum takım kazandı. O huzursuzluğa hiç gerek yokmuş bence. Ve Slovak kaptanımız kupayı kaldırdı. Bugün çok mutluyum çünkü tuttuğum takım şampiyon oldu.
Garip Bir Gün
(Visited 2 times, 1 visits today)
