Garip Bir Yolculuk 

Sakin bir ocak sabahıydı. Çok uzaklarda olan ailemi görmek için bir otobüs bileti almıştım. O sabah çok heyecanlıydım. Valizimi toparlıyordum, heyecandan uğurlu kolyemi almayı unutmuştum! Bu kolye ne mi yapıyor? Bu kolye beni her daim korur ve bana hem gizli hem de bazı küçük duyular verir. O gün heyecanımdan bunların yaşandığının farkında bile değildim. Bir hışımla kapıdan dışarı fırladım ve otobüs durağına koştum. Çok şaşırmıştım çünkü durakta bir tek ben ve yaşlı bir adam bekliyordu. Otobüse bindiğimde şoför neşeyle beni karşıladı. Yolda, yaşlı adam kulağıma “Bir şey unutmadın mı?” kelimelerini fısıldıyordu. Valizime bakacaktım ama buna iznim yoktu. Aradan saatler geçti. Bu sefer de adam kulağıma “Kolye, kolye, kolye” diye fısıldıyordu. O sırada kolyemi unuttuğumu fark ettim, otobüste “Olamaz, kolyem!” diye çığlığı bastım. Sonunda otobüs durmuş, durağa varmıştık. Otobüsten inmek istediğim zaman öne doğru eğildim. Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Hâlbuki yola çıktığımda saat altıydı ve yol beş saat sürecekti. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve birinin bana çok yakın olduğunu hissettim. Arkamı döndüğümde yaşlı adam arkamda duruyordu. Bir çığlığın ardından “Ne yapıyorsun sen, delirdin mi? Sabahtan beri peşimi bırakmıyorsun. Zaten kolyemi de unuttum!” diye sinirlice bağırdım. “Sana yardım edebilirim, ben o kolyenin beden bulmuş hâliyim.” sözleri yaşlı adamın ağzından çıkmıştı. Korkuyla “Tamam!” dedim. Yaşlı adam beni eve götürdü, bütün günlerde bana yardım etti. Gün geçtikçe insanların onu göremediğini fark ettim. Eve dönerken, kolyeme yaklaştıkça adam benim gözümden de yok oluyordu. Eve vardığımda kolyemi aldım ve “Teşekkürler.” diye fısıldadım.

(Visited 2 times, 1 visits today)