Her şey o tuhaf ışığın pencereden içeri dolmasıyla başladı. Bir anda kendimi pijamalarımla, bembeyaz karlarla kaplı, soğuk bir diyarda buldum. Hava çok soğuktu ve üşüyordum. Etraf sessizdi. Tam ne yapacağımı düşünürken, uzaktan gelen hafif bir inleme sesi duydum. Biri yardıma ihtiyaç duyuyordu.
Ben bir doktordum ve o kişiye yardım etmem gerektiğini biliyordum. Soğuğa aldırmadan sesin geldiği yöne doğru ilerledim. Bir süre sonra yerde yatan yaralı birini gördüm. Çok güçsüzdü ve acil müdahaleye ihtiyacı vardı. Ancak etrafta ne bir hastane ne de tıbbi araçlar vardı. Yine de vazgeçemezdim.
Yaralının vücudunda çıkarılması gereken tehlikeli bir cisim vardı. Çok zorlanmama rağmen, elimden geleni yaparak onu çıkarmayı başardım. Ardından yanımda bulunan sınırlı imkânlarla ona destek olacak bir karışım hazırladım. Bir süre sonra nefesi düzeldi ve gözlerini açtı. Yaşadığını görmek bana büyük bir umut verdi. Acısını hafifletmek için ona ilaç verdim ve dinlenmesini sağladım.
Tam o anda yanımda bir pencere belirdi. Daha önce gördüğüm o tuhaf ışık yine ortaya çıkmıştı. Ne olduğunu anlayamadan tekrar ışınlandım. Bu kez evimdeydim.
Ertesi gün haberleri izlerken büyük bir şaşkınlık yaşadım. Kurtardığım kişi ekranda görünüyordu. Sağlıklıydı ve sanki hiçbir şey olmamış gibiydi. O an anladım ki bu olayda çözülmesi gereken büyük bir gizem vardı.
Devam edecek…
