Eski zamanlarda komşuluk ve sokak ilişkileri oldukça gelişmişti, ama günümüze doğru yıllar geçtikçe bu ilişkiler giderek körelmeye ve azalmaya başladı. Günümüzün çocukları, eski zamanlardaki çocuklardan daha yalnız ve daha asosyal. Peki bunun sebepleri nelerdir ?
Eskiden insanlar tüm komşularının adlarını, yaşlarını ve hatta doğum günlerini bile bilirdi, binaya yeni birisi geldiği anda anlardı ve karşılardı. Şimdiki yılımızda ise bina içerisinde, hatta karşı dairede kimlerin yaşadığını zar zor biliyoruz , hatta bu komşularımızın adlarını daha da zor biliyoruz. Bu da doğrudan günümüzün çocuk ilişkilerini etkilemektedir. Aileler ve komşular arası etkileşim zamanla azaldığından dolayı aynı bina veya sitedeki çocukların birbirini tanıma ihtimali çok daha azalıyor. Bu konuya dair kendimi bile örnek verebilirim. Komşularımızdan hiç kimseyi tanımıyorum, ve site içerisinde neredeyse hiç tanıdığım yok.
Komşuluğun da parçası olduğu mahalle kültürü de gün geçtikçe köreliyor. Dışarıda hiç çocuk oynamıyor, kimse bir başkasına misafirliğe gitmiyor, iyi gününü kutlamıyor. Hiç kimse bir başkası ile herhangi bir derdini paylaşmıyor, komşusunda derman aramıyor. Tabi ki, mahalle kültürünün oluşturduğu bu samimi ve arkadaş canlısı ortam kaybolunca çocuklar kabuklarından çıkmıyor, dışarıda bir başkası ile sosyalleşemiyor.
Günümüzün çocuklarının eski çocuklardan daha yalnız olmasına sebep olan bir başka şey de okullardır. Eskiden herkes kendi evine hangi okul en yakın ise ona giderdi, ama artık ulaşımın gelişmesi ile mesafe kısıtlamaları kaldırıldı ve bununla beraber çocukların gidebilecekleri okul seçeneklerinin sayısı da oldukça arttı. Önceden herkes en yakın okula gittiğinden dolayı birbirine yakın otururlardı, ama bunun günümüzde bir sınırlama olmamasından dolayı herkes uzaktaki okullara gidebiliyor, şehrin her yerinden çocuklar aynı okula geliyor. Bu sebepten dolayı da aynı okula giden neredeyse hiçbir çocuk birbirine yakın bir yerde oturmuyor. Çocuklar bu sebepten ötürü birbiriyle okul dışında neredeyse hiç etkileşime geçemiyor, zaman geçiremiyorlar.
Sonuç olarak, bu örneklerin çoğuna benim dahil olmam sebebiyle beraber, eskinin çocuklarının bizden daha az yalnız olduğunu düşünmekteyim, en azından fiziksel olarak. 20. yüzyılın sonlarına doğru internetin bulunması ile birlikte arkadaşlarımızla istediğimiz zaman ya mesajla ya da sesli olarak herhangi bir yerden iletişime geçebiliyoruz. Eski zamanların çocukları birbirlerini fiziksel olarak daha fazla görebiliyorken biz ise birbirimizle sanal olarak çok kolay bir şekilde görüşebiliyoruz, birbirimizle zaman geçebiliyoruz. Bundan dolayı, yalnızlığın bu durumda insanın bakış açısına göre değiştiği fikrini savunmaktayım.
