Türkiye’de gençlik 14-29 yaş arası grubu ifade etmektedir. Büyük bir genç nüfus yoğunluğuna sahip ülkemizin çok fazla gençlik sorunlarına eğildiğini düşünmüyorum. Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar gençlerimizi ikiye bölmekte bir kısmı eğitimine devam edebilirken diğer grup ekonomik şartlar nedeniyle çalışmak zorunda bırakılmaktadır.
Türkiye’de gençlerin çoğu okuyup daha sonra işsiz kalacağıma bir an önce işe başlayıp paramı kazanayım düşüncesine kapılmış durumdadır. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle okula gidemeyen ve çalışmak zorunda kalan gençler, hayatın en zor yüklerinden birini taşımaktadır. Eğitim çağında olmalarına rağmen geçim derdiyle erken yaşta iş hayatına atılan gençler yaşlarını doyasıya yaşayamamaktadır.
Okul ortamından uzak kalmaları, onların kişisel gelişimlerini, hayallerini ve gelecek planlarını olumsuz etkilemektedir. Çoğu zaman ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve güvencesiz işler bu gençleri mutsuz bırakmakta ve aynı zamanda eğitimden eksik kalmak toplum eşitliğini de ortadan kaldırmaktadır. Oysa her gencin eğitim hakkı vardır ve bu hak, ekonomik koşullara bağlı olmamalıdır.
Devletin görevi bu gençleri desteklemek, eğitimle tekrar buluşturmak ve onlara umut dolu bir gelecek sunmak olmalıdır. Devlet bu soruna destek olmak için eğitim bursları verebilir, ücretsiz yemek, ulaşım ve kırtasiye desteği sağlayabilir, esnek eğitim modelleri oluşturabilir, staj yoluyla hem eğitimlerine devam etmelerine hem para kazanmalarına yardımcı olabilir, aileleri yönlendirerek gençlerin eğitim haklarının ellerinden alınmasının önüne geçilebilir ve yerel yönetimler devreye sokulabilir.
