Genetik Mühendisliği ve Beraberinde Getirdikleri

Genetik mühendisliği, teknolojiyi kullanarak canlıların kalıtsal özelliklerini değiştirmeyi, onlara yeni fonksiyonlar katmayı ve istenen özelliklerini ortaya çıkarmayı hedefleyen bir bilim dalıdır. Bu son yıllarda ortaya çıkan ve bilim dünyasında giderek önem kazanan bilim dalı, canlılara yeni özellikler eklemeye, özelliklerini başka canlılara aktarabilmeye, canlıların genetik bilgisini kontrol etmeye ve doğadaki süreçleri yönlendirmeye imkan tanır. Peki, bu bilim dalının avantaj ve dezavantajları nedir ?

Avantajlarından bahsedecek olursak, genetik mühendisliği ile beraber yüzyıllarca çaresi bulunmayan kalıtsal hastalıkların tedavisi mümkün hale gelmiştir. Örneğin hemofili, kanın pıhtılaşmasını sağlayan proteinlerin üretilememesinden yola çıkan hastalık, gen tedavisi ile bu proteinleri üreten genlerin canlıya aktarılmasıyla tedavi edilebilir. Bitkilerin genetiği değiştirilerek zararlı böcekler, hastalıklar ve hava koşullarına karşı direnci arttırılabilir. Bunun sayesinde tarımda verim artışı görülür ve çoğu sebepten kaynaklanan gıda kıtlığı azaltılabilir. İnsan içerisinde bulunan genler kullanılarak insülin gibi ilaçlar üretilebilir. Genetik mühendisliği sayesinde vitamin ve protein gibi besin değerleri yüksek olan gıdalar elde edilebilir. Ayrıca genetik mühendisliği gelecekte sadece hastalıkların tedavisinde değil, insanların yaşam kalitesini arttırmada da çok büyük bir rol oynayabilir. Örnek olarak genetik düzenlemeler sayesinde insanlar daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilir ve sanayi endüstrisinde çevreye daha az zarar veren üretim yöntemlerinin geliştirilmesi mümkün olabilir.

Bu yararlara rağmen, bazı bilim insanları canlı organizmaların hücrelerine müdahale edilmemesi gerektiğine inanıyor. Bunun sebebi, genetik mühendisliğinin birçok yönden dezavantajlara ve etik sorunlara da sahip olmasıdır. Bu sorunlardan en önden geleni ise müdahaledir. Canlıların genlerinde değişiklikler yapılması, doğallık ve insan müdahalesi gibi konulara dair tartışmalara yol açmıştır. Genetiği değiştirilmiş organizmalar ekosisteme zarar verip doğal türlerin yok olmasına sebep olabilir. Genetik mühendislik doğru ellerde her ne kadar yararlı olsa da biyolojik silah geliştirmek gibi etik dışı amaçlarda da kullanılabilir. Üstelik genetik değişikliklerin gelecekte çevreye veya insan sağlığına nasıl etki edeceği de tam olarak bilinmemektedir.

Sonuç olarak, genetik mühendisliği büyük fırsatlarla beraber ciddi sorumluluklar ve sınırlar da barındırır. Bu alandaki gelişmelerin doğru şekilde yönlendirilmesi, gelecekte bütün canlılar için daha sürdürülebilir bir çevre ve yaşam kurulmasına yardımcı olabilir. Genetik mühendisliğin insanlık için her ne kadar büyük bir potansiyele sahip olsa da dikkatli, sorumlu ve etik kurallar çerçevesinde kullanılmalıdır. Çalışmalar bu sınırlar içerisinde yürütülürse genetik mühendisliği hem doğaya hem de insanlığa neredeyse her alanda çok büyük faydalar sağlayabilir.

 

(Visited 7 times, 1 visits today)