Aslında normal bir akşamdı. Diğer akşamlardan hiçbir farkı yoktu. Normal bir şekilde yatmaya hazırlanıyordum. Bir anda dışarıdan gelen bir sesle irkildim. Pencereye doğru koştum. Dışarı baktığımda karanlıktan hiçbir şey göremedim. Sonra yine aynı sesi duydum ve sesi duymamla birlikte dışarıda bir parıltı fark ettim. Hemen üzerime bir şeyler giyip dışarı çıktım.
Dışarıda sesi tekrar ve tekrar duymaya başladım. Sesin kaynağını aramaya karar verdim ve sesin geldiği yöne doğru yürümeye başladım. İlerledikçe sesin kaynağına daha çok yaklaşıyordum. Bir anda ses kesildi. Önüme baktığımda karşımda bir kedi duruyordu. Kediyi sevmeye çalıştım ancak kedi koşarak kaçmaya başladı ve ben de onun peşinden koşmaya başladım.
En sonunda bir tür portalın önünde durdum. Portalı ilk gördüğümde çok şaşırdım. Sonra kedi yüzüme bakıp portalın içine atladı. Ben de onun peşinden atladım. İlk başta etraf kapkaranlıktı. Sonra ileride bir ışık gördüm ve ona doğru yürümeye başladım. Bir anda etrafımda çok hareketli ve renkli şekiller belirdi. Şekiller çok baş döndürücüydü. Bir anda kendimi kaybettim ve geriye doğru düşmeye başladım.
Sonra kendimi portala atlamadan önceki sokakta buldum. Kafam çok karışmıştı. Sonra omuz silkerek dedim ki: “Hayatta her şey anlamlı olmak zorunda değil.” ve evime doğru yürümeye başladım.
