Gizemli Kapı

Gözlerimi açtığımda gördüklerime inanamadım. Biraz önce kendi odamda uykuya dalmıştım ama şimdi bambaşka bir yerdeydim. Etrafım loş bir ışıkla aydınlanıyordu ve duvarlarda tanımadığım semboller vardı. Yere baktığımda, adımlarımı takip eden hafif bir parıltı beliriyordu. Sanki biri beni bir yere doğru yönlendiriyordu.

Yavaşça ilerlerken kalbim hızla çarpıyordu. Bu bir rüya mıydı, yoksa gerçekten başıma tuhaf bir şey mi geliyordu? Birkaç adım sonra karşımda büyük bir kapı belirdi. Kapının üzerinde aynı semboller vardı ama ortasında, titrek bir ışık saçan küçük bir taş göze çarpıyordu. Taşa dokunup dokunmamayı düşündüm. Merakım korkumu yenince elimi uzattım.

Taşa dokunduğum anda kapı yavaşça açıldı ve içerden sıcak bir rüzgar yüzüme vurdu. İçeride büyük bir salon vardı ve salonun ortasında dev bir küre havada süzülüyordu. Kürenin içinde sürekli değişen görüntüler: dağlar, şehirler, insanlar… Hepsi bir anda belirip kayboluyordu.

Bir adım daha attığımda küre parlak bir ışık yayıp beni içine çekti. Her şey dönmeye başladı ve nefesim kesildi. Sonra bir anda kendimi yine odamda buldum. Ama bu kez avucumda, kapıdaki taşa benzeyen küçük bir parıltı duruyordu. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum… ama bir şeylerin yeni başladığını hissediyordum.

(Visited 4 times, 1 visits today)