Gizemli Rüya

  Okulda yorucu bir günden sonra sonunda evime gelmiştim. Çantamı yere atıp yatağa düştüm. Daha yemek bile yememiştim, hâlâ okul kıyafetlerim üzerimdeydi. O kadar yorgundum ki fark etmeden uyuyakalmışım.

  Rüyamda garip ve boş bir odadaydım. Odada yalnızca perdeli bir pencere ve beyaz bir koltuk vardı. Buranın neresi olduğunu anlamak için etrafa bakmaya başladım, oda sanki tamamen boşmuş gibi hissettiriyordu. Perdeyi çektiğimde gizemli, yeşil-mavimsi bir ışık içeri dolmaya başladı. Her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri girdiği anda başladı.

  Bir anda oda suyla dolmaya başladı ve ben o ışığın çıktığı pencereye doğru sürüklendim. Pencerenin içinde, tuhaf bir su altı dünyası vardı. Yürümüyor, sanki yüzüyormuş gibi hissediyordum. Etrafta dolaşıp keşfetmeye başladım. Normalde su altında nefes alamam ama burada rahatça nefes alabiliyordum.

  Etrafı incelerken yanıma sarı bir balık geldi ve “Merhabaaa! Kaybolmuş hazine kutumu bulmak ister misiiin?” dedi.
Biraz çekinerek “Tamam?” diye cevap verdim.

  Bu balık beni mor renkli balık olan kardeşine götürdü. Kendi aralarında, hazineyi uzun zamandır bulamadıklarına dair bir şeyler fısıldadılar. Sarı balık bana birkaç ipucu verdi ve nedense beni doğrudan hazinenin bulunduğu yere götürdü. Kafam iyice karışmıştı. Kendi kendime “Bu balıklar kim? Neden hazinelerini bulmamı istiyorlar? Neden bana doğrudan yerini gösterdiler?” diye düşünüyordum.

  Tam o sırada, hazinenin olduğu yerde sarı balık bir çığlık attı ve bana doğru yüzerek
  “Olamaaaaz! Hazineyi almışlar bileeee!” diye bağırdı.
   Ardından kardeşini de alıp hızla uzaklara yüzdü. Nereye gittiklerini bilmiyorum ama çok garip olduklarını biliyorum.

   Tam balıkların peşinden gitmeye başlamıştım ki annem beni öğle yemeği için uyandırdı. Böylece rüyam yarım kaldı ve bu gizemli macera zihnimde bir sır olarak kaldı.

(Visited 8 times, 1 visits today)