Her gün olduğu gibi kahvaltımı yapıp iş yerime gitmek için yola çıktım. İlk başta oldukça normal bir gündü fakat bu günün hayatımı değiştireceğini nereden bilebilirdim. İş yerime doğru yolda giderken havada bir değişiklik olduğunu sezmiştim. Bu hava içimde bir rahatsızlık oluşturuyordu ama tam anlamıyla adını koyamıyordum. Olabilir dedim ve yoluma devam ettim. Radyoda hava durumunu raporu okunduğu zaman bu günün aşırı derecede yağışlı ve fırtınalı geçeceği söylenmişti ve uyarılar yapılmıştı. İlkbahar sonlarında yani yaza girmek üzere iken böyle bir fırtına haberi almak beni birazcık düşündürdü. Aklıma bir kaç gün önce haberlerde okuduğum iklim değişikliği geldi. Daha yolum olduğu ve trafik tıklım tıklım olduğu için telefonumu arabama bağlayarak iklim değişiklikleri ile ilgili haberler dinlemeye başladım. Kısaca iklim değişikliği artık mevsimlerin yavaş yavaş kaydığı bir durumdu. Tabi ki bunun sorumlusu yine insanlardı. Buna çok şaşırmadım ama en sonunda iş yerime ulaştım. Yaklaşım 2 saatlik bir yolun ardından haftalık devriyem pazartesi günü ile başlamıştı. Büyük bir araştırma tesisinde çalışıyordum. Benim görevim bu araştırma tesisini korumaktı. Bu tesis insanlıktan ve devletlerden gizli olarak bazı “anomaliler” ile ilgili araştırma yapmaktadır. Bu “anomaliler” artık her neyse güvenlik görevlisi olmama rağmen bu konu hakkında en ufak bir bilgim bulunmuyor. Ama ben kendimce bunun bir “uzaylı” türü olduğunu düşünüyorum. Kendi odama eşyalarımı yerleştirdim. Ekipmanlarımı aldım ve günlük vardiyama başladım. Bugün yani pazartesi günü görevim bu tesisin 12 no’lu gözetleme kulesinden tesis dışını gözetlemekti. Sadece kulede oturduğum için pazartesi günleri hep hızlı geçmiştir. Ancak salı günleri için aynısını söyleyemem. Pazartesi günü vardiyam bitince ekipmanlarımı bırakarak kendi odama çekildim. Buradaki bütün personeller olarak akşam yemeğimizi yedikten sonra biraz bilgisayarımda araştırma yaptıktan sonra yattım. Salı günü biraz geç kalkmıştım o yüzden acele bir şekilde ekipmanlarımı almaya koştum. Ekipmanlarımı aldıktan sonra salı günü devriyesi için 8349 numaralı anomalinin odasına ulaştım. Buradaki vardiya her zaman zor olmuştur. 8349 numaralı anomalinin bulunduğu muhafaza alanı çok büyük olduğu için bu alanın etrafında vardiya atmak beni çok yorar. Fakat, birazdan olacak şeyler bu yorgunluğumu anında unutturacak seviyedeydi. Vardiyam normal bir şekilde ilerlerken aniden tesis alarmları çalmaya başladı. Ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu ama neredeyse bütün personeller bir noktaya doğru koşuyordu. Herkes tesisin dışında çıkıyordu. Bende onlarla birlikte dışarı çıktım ve gökyüzünden mavi yağması gereken yağmurun yeşil yağdığını gördüm. Bunun nasıl olduğunu düşünürken vücudumda bir yanma hissetmeye başladım. Evet bu aşırı tehlikeli bir asit yağmuruydu! Hızlıca tesis içine kaçtım. Çoğu personel benim kadar şanslı olamamıştı. Her şeyin tesis içinde daha korunaklı olacağını düşünmüştüm. Odama doğru yürürken 8349 numaralı anomalinin muhafaza kapısının açık olduğunu ve dışarı çıktığını gördüm. Artık bu tesis onun oyun alanıydı ve ben onun oynayacağı kişiydim…
Gizli İş Yeri
(Visited 7 times, 1 visits today)
