Bir gün gökyüzünden mavi yerine yeşil yağmaya başladı ve her şey değişti. Çünkü bu yağış dünyadaki yaşam miktarını inanılmaz derecede arttıracaktı. Ailemle evimdeydim, bu garip olay yaşanalı bir kaç gün olmuştu ve sonunda bilim insanları konuya açıklık getirmeye başlamışlardı. Gerçi ola yen başından beri belliydi bu havadan gelen yapışkan sıvı her neyse bitkilerin inanılmaz hızda büyümesine sebep oluyordu çok korkuştum bazı insanlar görülmemiş hızda düşen meyve sebze fiyatlarına odaklanmış olabilirdi ancak pencereme bakmam bütün bunları unutmama değerdi: yollar kapanmaya, parklar ormanlara dönüşmeye başlamıştı bile bunun her neslin ağzında olduğunu biliyordum ama gerçekten benim neslim en şanssızıydı.
Bugün yeniden televizyon başındaydık. Aklı başında olan her doktorun söyleyişine karşı gelip birisi ölüm yatağındaki annesine bu yağışa maruz kalmış meyvelerden yedirmiş. Kurtarılabilen tek meyveler bu korkunç yağmur oraya gelmeden uyarılabilen ülkelerdeydi. Bu nedenle meyve fiyatları 10’a katlandı. Tabii bu adam annesine meyveyi yedirince adam hapse atıldı. Sorun, adamın annesinin daha önce hiç sağlıklı olmadığı kadar sağlıklı olmasında. Kadının yüzündeki kırışıklıklar da azalmaya başlamış. Bu haber daha yeni ama büyük bir kaos yaratacağından şüphem yok. Birini ölümden döndürebilecek meyvelerden bahsediyoruz insanlar bunun üzerine kafayı yiyeceklerdir. Cama yöneldim birileri ağlıyordu sonrasında cam kırılma sesleri… Annem koşarak kapıyı kilitledi. Yeşil yağmura maruz kalmış meyveleri yemek yasal değildi ve zaten etrafta bir sürü asker dolaşmaya başlamıştı. Mahalledeki askerler derhal bu meyvelerden kurtulmaya başladılar. Hepsi kökünden koparılacaktı. Bir adam ağlayarak devasa elma ağaçlarından birine koşuyordu tabii bacağından vurulana kadar.
Artık her yer asker ve polis dolu tabii onların da işlerini yaptıkları söylenemez her gün başka birinin cebine meyve attığını görüyorum. Askerler aynı zamanda bu bitkileri kesmekle de görevli. Bu askerlerden bir tanesi daha genç görünmeye başladı bile. Her gün ayrı bir yasak geliyor ve toplumun daha ne kadar dayanacağını bilmiyorum ancak her an anarşi sokakları ele geçirebilir. Artık ailemize de korku hakim, evden günlerdir çıkmıyoruz bütün gün ya haberleri ya da eski çizgi filmleri izliyorum.
Sonunda bitkilerden yemeyen insan veya toplum kalmadı. Bu olaylardan bir asır sonra anlayacaktık ki ölmemek eski zamanlardaki gibi milyon tür hobiye erişim olmayınca o kadar da iyi bir şey değilmiş. Bugüne kadar hala düşünüyorum: bizim için başka bir son olabilir miydi?
