Gökyüzünden Yağan Kelimeler

Sabah uyandığımda gökyüzü alışılmadık bir renkteydi. Bulutlar gri değil, harflerle doluydu. Bir süre sonra yağmur başladı; ama bu yağmur bildiğimiz gibi değildi. Damlalar yerine kelimeler yağıyordu. Sokaklar “umut”, “korku”, “sevgi” ve “öfke” kelimeleriyle dolmuştu. Şemsiyemi açtım fakat bazı kelimeler şemsiyeden sızarak kalbime dokundu.

“Merak” omzuma düştü ve yüzümde bir gülümseme oluştu. Ardından “cesaret” ayakkabılarımın içine doldu, adımlarım hızlandı. Okula giderken kaldırımda “başarabilirsin” yazılı kelimeler parlıyordu. Onları okudukça içim ısındı. Ancak yağan her kelime iyi değildi. Bir anda “yetersizsin” ve “vazgeç” kelimeleri sertçe yere düştü. Dizlerim titredi, başım öne eğildi. O an durup derin bir nefes aldım.

Parkta yaşlı bir kadın “sabır” kelimesini topluyordu. Bana uzattı. Aldım ve cebime koydum. Öğleye doğru yağmur daha da şiddetlendi. İnsanlar iyi kelimeleri şişelere dolduruyor, kötü kelimelerden uzak duruyordu. Ben ise seçim yapmayı öğrendim. İyileştiren kelimeleri okudum, canımı acıtanları sessizce yerde bıraktım.

Akşam olduğunda gökyüzü açıldı. Cebimde sadece “umut” kalmıştı. Eve dönerken şunu anladım: Kelimeler yağıyorsa, hangisini taşıyacağımıza biz karar veririz.

(Visited 3 times, 1 visits today)