Moda denildiğinde akla ilk gelen şey genellikle dış görünüş, kıyafetler ve geçici akımlar olur. Pek çok kişi için moda; vitrinlerde gördüğü, dergilerde okuduğu ya da sosyal medyada takip ettiği trendlerden ibarettir. Ancak moda sadece bir dış görünüş meselesi midir, yoksa bireyin iç dünyasını yansıtmasının bir yolu mudur?
Bu soruya verilecek yanıt, modaya bakış açımızı tamamen değiştirebilir. Kanımca moda, yalnızca dış görünüşü yansıtmakla kalmaz; aynı zamanda insanın kimliğini, değerlerini ve duygularını ifade etmenin en güçlü araçlarından biridir. Siz de kendinizi kötü hissettiğinizde ya da insanlarla muhatap olmak istemeyince daha soluk ve koyu renkler tercih etmez misiniz?
Her birey, seçtiği kıyafetlerle dünyaya bir mesaj verir. Bir kişi sade ve klasik bir tarzı benimsediğinde, bu onun geleneksel değerlere önem verdiğini ya da sadelikten hoşlandığını gösterebilir. Öte yandan, renkli ve cesur kombinler tercih eden biri, enerjik ve özgüvenli bir kişilik sergilemek isteyebilir. Moda, bu anlamda bir görsel dil gibidir. İnsan nasıl konuşarak kendini ifade ediyorsa, kıyafetleriyle de benzer biçimde duygu ve düşüncelerini ortaya koyar.
Tarihte moda, toplumsal değişimlerin de bir yansıması olmuştur. Örneğin 1960’larda kadınların pantolon giymeye başlaması, sadece bir giyim tarzı değişimi değil; aynı zamanda kadınların özgürleşme hareketine bir destekti. Elbette moda zaman zaman yüzeyselleşebilir. Sadece trendleri takip etmek, markaları göstermek ya da başkalarının onayını almak amacıyla yapılan tercihler, modayı yalnızca dış görünüşle sınırlı hale getirir. Ancak moda bilinçli kullanıldığında, bireyin özgün kimliğini ortaya koyan yaratıcı bir araç olur. Stil sahibi olmak, pahalı kıyafetler giymekten ziyade, neyin sizi yansıttığını bilmekle ilgilidir. Ne söylemek istediğinize, neye ihtiyaç duyduğunuza bağlıdır.
Elbette bu demek değildir ki insan her zaman duygularını yansıtan şeyler giymelidir. Bazen de hislerimizi, iç dünyamızı saklamak için birer maske olarak kullanırız renkli kumaş parçalarını… Kendimizi diğer insanlara ifade etmek, açıklamak çok zor gelir; bunların üstünü örterek büyük bir yükten kurtuluruz. Ne de olsa biz insanlarız, aklımızdan türlü türlü şey geçer. Kafamızdan ne geçtiğini bazen kendimiz bile anlayamazken diğerlerine bunu nasıl izah edebiliriz ki?
Sonuç olarak, moda yüzeysel bir gösteriş aracı olabileceği gibi, derin ve anlamlı bir ifade biçimi de olabilir. Bu ise kişinin yaşadığı ortama ve bu ortamdan ne kadar etkilendiğine bağlıdır. Eğer birey modayı kendini anlatmanın bir yolu olarak görürse, moda sadece bir dış görünüş unsuru olmaktan çıkar; kişisel bir haykırışa dönüşür. Bazen bizi kurtarır, bazense daha da batırır.
