Başlık: Gül Ağacının Altında Başlayan Yeni Hayat
Her Hıdırellez gecesi olduğu gibi bu yıl da küçük kâğıdıma dileklerimi yazdım. “Sağlık, huzur ve yeni bir hayat” yazdım sadece. Uzun süredir içim sıkılıyordu, hayatın aynı döngüsünde sıkışıp kalmıştım. Bir işim vardı ama mutlu değildim, sosyal hayatım neredeyse yoktu. Bir şeylerin değişmesini istiyordum ama nasıl olacağını bilmiyordum.
Kâğıdı katlayıp küçük bir kavanozun içine koydum, sonra gül ağacının altına, toprağın içine dikkatlice gömdüm. Sessizce gözlerimi kapattım. “Ne olur bu yıl bir mucize olsun,” dedim.
Ertesi sabah, henüz güneş tam doğmadan gözlerimi açtım. İçimde garip bir huzur vardı. Sanki her şey yerli yerindeymiş gibi bir his… Gül ağacının yanına yürüdüm, kavanozu çıkarırken kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. O an, telefonum çaldı.
Numara kayıtlı değildi ama içgüdüsel olarak açtım. Karşıdaki ses tanıdıktı: üniversiteden hocam, yıllardır görüşmüyorduk.
— “Ayşe, seni rüyamda gördüm dün gece. Eskiden seninle konuştuğumuz bir proje vardı ya… Hâlâ ilgileniyorsan seni İstanbul’a davet etmek istiyorum. Proje yeniden hayata geçiyor.”
Nefesim kesildi. O proje benim yıllar önce tutkuyla bağlı olduğum ama bir türlü cesaret edemediğim sosyal girişim fikriydi. O kadar zaman geçmişti ki… Hayalimi neredeyse unutmuştum.
O an karar verdim. Aynı gün iş yerime istifamı verdim. Birkaç gün içinde valizimi topladım ve İstanbul’a doğru yola çıktım. Uzun süredir ilk kez bu kadar heyecanlıydım.
Hıdırellez sabahı hayatım değişmişti. O sabah, evren bana beklenmedik bir kapı açmıştı. Korkularımı bir kenara bırakıp adım attım. Şimdi, her sabah uyandığımda içimde o sabahın ışığı var. Gül ağacının altına gömdüğüm dilek, toprağın içinde filizlenmişti. Ve ben artık hayatımın en gerçek
