Harika Bir Pazartesi

Normal, sessiz ve sakin bir pazartesi sabahıydı. Ablam hızlıca odama girip “Neva, benim hırkamı sen almışsın!” diye bana bağırdı. Ben daha gözlerimi yeni açmıştım ve neler olduğunu anlamadan bana “Ben senin en sevdiğin pantolonunu giyeceğim.” dedi. Ben de “Abla, pantolonumu alamazsın.” dedim. O da kaşlarını çatıp “Hey, sen bunu nasıl duydun?” dedi. Ben “Bunu ben dışımdan söylemedim.” diyerek garip bir şekilde odadan çıktım.

Tabii bu olay bana çok garip geldi ama daha tam ayılamadığımı düşünerek ben de odadan çıktım. Yüzümü yıkayıp mutfağa, annemin yanına gittim ve onun “Ya bıktım bu kahvaltıları her sabah hazırlamaktan, bıktım!” dediğini duydum. Ona, “Hey anne, her gün kahvaltı hazırlamana gerek yok.” dedim ama o “Sen bunu nasıl duydun?” dedi. Tam konuşmaya başlayacaktım ki saatin sekiz on beş olduğunu fark edip hızla evden çıktım.

Sonra yolda okula doğru yürürken aklıma “Acaba ben akıl okuyabiliyor muyum?” diye bir düşünce geldi. Eğer akıl okuyabiliyorsam nasıl olacağını hayal etmeye başladım ama daha o zaman gerçekten akıl okuyabildiğimi bilmiyordum.

(Visited 4 times, 1 visits today)