Hayaller ile Gerçekler

İnsanın içinde iki dünya yaşar: Biri, hayallerin sessiz ve sınırsız evreni; diğeri ise gerçeklerin sert ve dokunulabilir yüzü.
Hayaller bazen ulaşılması imkânsız görünen, ama kalbimizi ısıtan umutlardan oluşur. Orada sınırlar yoktur; insan olmak hafifler, engeller erir, “imkânsız” kelimesi anlamını yitirir.

Ama gerçekler…
Onlar hayaller kadar yumuşak değildir. Zaman ister, emek ister, sabırla sınar. Bazen hayallerimizi yavaşlatır, hatta unutturur. Fakat gerçekler olmasaydı, hayallerin de bir değeri olmazdı çünkü ulaşma arzusu, mücadeleyi doğurur.

Hayaller bize yol gösterir, gerçekler ise o yolu yürütür. Birinde kanatlarımız vardır, diğerinde adımlarımız.
Hayal etmek, başlamanın ilk hâlidir; gerçeğe dönüştürmek ise cesaretin ta kendisidir.
İnsan, bu iki dünya arasında denge kurabildiği kadar büyür. Çünkü hayal kuran vazgeçmez, gerçekle yüzleşen yıkılmaz.

Ve bazen, bir hayalin küçücük bir parçasını bile gerçeğe dönüştürmek, koca bir ömrün en büyük zaferi olabilir.

(Visited 7 times, 1 visits today)