Hayat Bir Ekrana Sığmaz

Eğer bir daha asla seyahat etmemek ile bir daha asla soyal medya kullanmamak arasında bir seçim yapmak zorunda kalsaydım, bir tercih yapmak için bolca düşünmem gerekirdi. Günümüzde, her iki seçenek de hayatımızda önemli yer kaplayan mefhumlardır. Her ne kadar hoşnut olmasak da günümüzün çoğunu bakarak geçirdiğimiz sosyal medya kullanımı ile gezilen her mekan ardından hayata bakış açımızı değiştirme gücüne sahip seyahat etme arasında karar vermek pek çoğu için zorlayıcı olabilir.

Seyahat etmek insanı kökünden değiştirebilir. İçinde büyüdüğün bireysel fanusun dışına çıkmaktır bir başka deyişle. Sizi çocukluğunuzdan beri sokağınızda gördüğünüz kaldırım taşlarından alır, Lisbon’un siyah beyaz döşeli sokaklarında bir gezintiye çıkarır. Yeni kültürler ve yerler tanımak, bu fırsatı elde eden kişilerin çoğuna yeni bakış açıları sunar. Seyahat etmeden geçirilmiş bir hayat, bolca gezilmiş bir hayata kıyasla renklerini kaybetmiş bir tablo gibidir. Çünkü seyahat etmek, insanın kendisini ve dünyayı tanımasının en etkili yollarından biridir.

Seyahat etmek yalnızca yeni yerler görmek anlamına gelmez; farklı kültürleri, dilleri, yemekleri ve yaşam tarzlarını deneyimlemek demektir. Her yolculuk, insana yeni ufuklar açar. Ayrıca, seyahat etmek ruhsal açıdan da büyük bir iyileştirici güce sahiptir. Yeni bir yere gitmek, zihnimizi yeniler ve yaratıcılığımızı artırır. Örneğin, başka bir ülkeye gittiğinizde insanların günlük yaşamlarına ait küçük detayları görmek, yeni fikirlerin kapısını aralayabilir.

Sosyal medya ise bize başka insanların hayatlarını gösterir. Bu bize evimizin rahatlığında başkalarının hayatlarından ve hatalarından ders çıkarma veya kısa ve kolayca bilgi edinebilme gibi imkanlar sunar. Ancak bazen kısa videolar kaydırırken kendimizi çok kaptırabiliriz başka birinin gerçekliğine. Çünkü çoğu içeriğin bilinçli veya bilinçsiz yaptığı şey her ne kadar aslını yansıtmasa da mükemmel hayatlar ortaya koymaktır. Bu durumun bir sürü insanın psikolojisini kötü yönde etkilediğine dair bir çok araştırma vardır.

Bütün bunlar bir kenara, günümüzde sosyal medyanın insan ilişkileri ve iletişim içinde kapladığı yerin büyüklüğü yadsınamaz bir gerçek. Genç nesillerin ikili ilişkileri kolaylıkla kurduğu bu platformlar, hayatın içine o denli işlemiş durumda ki insanlardan gelen “Ben sosyal medya kullanmıyorum” cümlesine adeta kınarcasına bakılıyor. Öte yandan sosyal medya kullanımı bu kadar dayatılan bir şey haline gelmişken insanların üzerindeki sürekli performans baskısı da katlanarak artıyor.

Bu değerlendirme ardından cevap vermek br hayli kolaylaşıyor. Bir tercih yapacak olsaydım, bir daha sosyal medya kullanmamayı tercih ederdim. Bunun sebebi ise sosyal medya kullanımı insanları belirli bir konuma zorlayarak kendilerini geliştirmek için yer bırakmazken, seyahat etmenin onlara yeni ufuklar açarak kendilerini ileriye taşımak için fırsatlar sunmasıdır.

Gezmek - Gaia Dergi

(Visited 4 times, 1 visits today)