Bir sabah annemin sesi ile uyandım. “Joseph! Saat 10.30 oldu! Alarmını duymadın mı sen?! Lisenin son gününe geç kalıcaksın!!!” Ama uyandığımda her yer karanlıktı. “ANNE! Dünkü pijama partisinde hani İara’nın sopası gözüme geldi ya-” sözüm en küçük kardeşim Eva tarafından kesildi:”Evet çok eğlenceliydi di mi?” Annem ters cevap verdi:”Eva ablanın sözünü kesme!” Devam ettim:”BEN HİÇBİR ŞEY GÖREMİYORUM” Çok alaycı kardeşim Nean gülerek “Ablam kör!”dedi. Diğer kardeşlerim Nean’ı ayıplarken annem hiçbir şey duymadı. İçini büyük bir endişe kapladı. Tek söylediği “Doğru arabaya hastaneye gidiyoruz”du. Göz testinden sonra doktor Ranni endişeli bir şekilde geri döndü. “Üzgünüm Bayan Jess ama çocuğunuzun gözleri çok iyi değil…Hatta hiç iyi değil! Kızınız görme duyusunu kayıp etmiş!” Saniyelerle yarışıyordum, bir mucise gerçekleşse dediğim o anda annemin aklına bir fikir geldi. Gözüme kör gözlüğü taktı ve artık görüyordum. Beş kardeşim ile mutlu mesut yaşadım.
r
