Her Şey Çok Güzel Olacak

Ben Juma.Afrikanın Alfred ilçesinde yaşıyorum.Bu da bir günüm.Güneş daha tam doğmadan uyandım. Benim alarmım çadırımızın narin kumaşına usulca çarpan rüzgarın sesi. Her zamanki gibi açtım. Tüm kardeşlerimle aynı çadırda uyuduğum için onları uyandırmamaya çalışarak çadırdan çıkıyordum. Yıpranmış ayakkabılarımı giyecekken ayakkabının sadece tekinin olduğunu farkettim.

Arkamı dönünce kardeşimin ayakkabının diğer tekiyle oynadığını gördüm ama umursamayıp dışarı çıktım. O da sonuçta açlığını oyunla geçiştiriyordu. Dışarı çıktığımda Rüzgar yüzüme çarpıyordu.Su kuyusuna yürürken yolun kenarına düşen tozların üstüne yeni ayak izleri birikmişti. Her ayak izinin farklı farklı hikayeleri vardı. Ben de buradan geçerken kendi hikayemi yazıyordum. Sadece bir kalemim ve kâğıdım yoktu…Ama anlatacak çok şey vardı.Kuyunun başındaki sıra uzundu.Hava karardıkça,zaman geçtikçe suyun değeri artıyordu sanki.Küçük bir çocuk sıranın önüne geçmek için yalvarıyor, gözleri doluyordu.Fakat her şeye rağmen “Her şey çok güzel olacak “ demekten de hiç bıkmıyordu.Aslında burada herkes bu cümleyi sürekli söyleyip dururdu.Bazen çok inanırdım bu söze bazen de etrafa bomboş  gözlerle bakmamı sağlardı.Akşamüstü, ortadaki koca ağacın altına oturup buradaki arkadaşlarımla topraktan yaptığımız topumuzla oynuyoruz.Karnımız tok olmadığından ve su da az bulunduğundan çok yorulmamaya çalışıyoruz.Arkadaşlarım gidince uzun düşüncelere dalıyorum.Yanında oturduğum bu ağaç aynı bize benziyor. Susuz, bitkin, kuru ve aç…Tutunmaya çalışıyor bu hayata.Gece yaklaşırken gökyüzü mora dönüyor.Burada ışık yok bu yüzden yıldızlar olduğu gibi gösteriyor kendisini.Onlara bakınca açlığımı değil hayallerimi düşünmeyi sağlıyor.Büyüyünce doktor olmak istiyorum çünkü kimse açlıktan, susuzluktan hastalanmayı haketmiyor.Ben de onları iyileştireceğim. Kazandıklarımla da aileme güzel yemekler yedireceğim.Uyumadan önce nadiren yemek yeriz. Bu gün de çok açtım ama kardeşlerimi düşünmem lazım.Onlar biraz fazla yese ben de doyarım.Tıpkı annem ile babamın da yaptığı gibi…Sonra kardeşlerime masallar anlatmaya başlıyorum.Karnımız boş ama aklımızı doldurabileceğimiz hikayelerimiz var.Bazen bu bize yeter,bazen yetmez,yetemez…yine de ertesi gün için bir neden olur bu.Akşam herkes uyuyunca çıkıyorum dışarıya yolu ezberlediğimden mi bilmem kuyuya gidiyorum o karanlıkta.Gitmek ve suları taşımak tabii ki zor ama ilçemizin en kalabalık ailesi olan bizim çok ihtiyacımız oluyor .Ben de gizlice sabahtan kalmış su gibi yapıyorum.Ailemin daha fazla yorulmasını istemem.Çadıra geri dönünce yorgun olduğumdan hemen uyuyakalıyorum.Bu gün de böyle geçti.Günler geçiyor ama ben her sabah uyandığımda bir cümleyi saklıyorum içimde “Bir gün her şey çok güzel olacak.”

(Visited 8 times, 1 visits today)