Bu sabah kalktım yüzümü yıkadım ve aşağı indim. Annem Almanya’ya gideceğimizi söyledi. Çok şaşırdım ama aynı zamanda heyecanlandım.
Bir hafta sonra uçağa bindik. Uçakta neredeyse herkes Türkçe konuşuyordu. Aramızda hiç yabancı yok herhalde diye düşündüm. Almanya’ya indiğimizde görevli de bizimle Türkçe konuştu. Herhalde Türk diye geçirdim içimden. Şehre gittiğimizde de herkes Türkçe konuşuyordu. O anda fark ettim ki sanki herkes aynı dili konuşuyordu. Bu hayatımın en mutlu anlarından biriydi. İçimde bir merak oluştu. Araştırdım ama hiçbir açıklama bulamadım.
Dört yıl sonra yurt dışına çıkmak daha kolay hâle gelmişti. Biz de ailece Almanya’ya taşındık. Her şey çok güzeldi. Teknoloji hızla ilerliyordu. Dünyada bir yıl boyunca savaş çıkmadı ancak iki devlet başkanının kavga etmesiyle her şey değişti. Artık liderler açıkça çatışıyordu ama yaşadığımız yere henüz bir şey olmamıştı.
Ben üniversiteye başladım. Bir sabah uyandığımızda Almanya’nın savaşa girdiğini öğrendik. Çok korktuk. İngiltere’ye gitmeye karar verdik. Birkaç ay sonra kabul aldık ve taşınmak için yola çıktık.
Uçak arıza yaptı. O an yaşadığım korkuyu tarif edemem. Neyse ki sağ salim indik. Yeni bir ev bulduk, eşyalarımızı yerleştirdik. Her şey yoluna giriyor derken bir bomba sesi duyuldu. Tam o anda her şey karardı ve uyandım. Hepsi bir rüyaymış.
