Ailecek yurt dışına, Portekiz’in başkenti Lizbon’a gittik. İlk gün her şey normaldi. Portekizliler Portekizce konuşuyor, biz ise Türkçe konuşuyorduk. Konakladığımız otelde uyandıktan sonra bir şeyler yemek için kafeteryaya gittik. Ama garip bir şey oldu. Kafeteryada çalışan kişi Türkçe konuşuyordu. Bunu ona sorduğumuzda o da bize Türkçe “Nasıl? Siz Portekizce konuşuyorsunuz. Galiba uykunuzu alamadınız. İsterseniz siparişi verip odanıza çıkın, biz size istediğiniz yemekleri getiririz.” dedi. Ama biz Portekizce konuşmayı bırakın, daha Portekizcede “Merhaba”nın ne demek olduğunu bilen yoktu.
Ama sonra araştırdık ki ne öğrenelim. Herkes aynı dili duyuyor ama kendi resmî dillerini. Bu durumdan birkaç gün sonra evimiz olan vatanımız Türkiye’ye geri döndük. İzin verin şimdi size dünyanın bundan nasıl etkilendiğini anlatayım. Bu durumun bazıları için iyi, bazıları için kötü olan yanlarını anlatayım.
Herkes yurt dışına seyahat etmeye başladı. Hâliyle turizm sektöründe olan otelciler ve tur şirketleri bundan korkunç şekilde para kazandı ve hâlâ kazanmaya devam ediyor. Ama diller artık bir nevi bittiği için önce çevirmenler, dil öğretenler ve çeviri şirketleri de korkunç bir şekilde para kaybetti ve hâlâ kaybetmeye devam ediyor.
