Herkes Aynı Dili Konuşuyor

   Bu sabah uyandığımda dünyada garip bir şey olduğunu fark ettim. Sokakta, televizyonda ve internette duyduğum herkes aynı dili konuşuyordu. Üstelik ben de… Bilmediğim bir dili akıcı şekilde konuşuyor, tanımadığım bir alfabeyle yazıyordum. Bir şey söylemek istediğimde ya da yazmayı düşündüğümde, refleks olarak o yabancı dili kullanıyordum. Sanki zihnimin içi bir gecede değiştirilmişti.

  Daha da tuhaf olan şuydu: Herkes eskiden kullandığı dili tamamen unutmuştu. Bu yüzden eski kitaplar, belgeler ve yazıtlar artık anlaşılamıyordu. Kütüphaneler doluydu ama içlerindeki bilgiler sanki kilitlenmişti. Dünyadaki yazılı miras bir anda değerini kaybetmişti. Ortak bir dil ilk bakışta iyi gibi görünse de sonuçları ağır olmuştu.

  Çevirmenler işlerini kaybetti. Mahkemelerdeki dosyalar, hapishanelerdeki kayıtlar, nüfus belgeleri… Hepsi eski dildeydi ve artık kimse okuyamıyordu. Suçlular kaçsa bile kim oldukları tespit edilemiyordu. Kimin yaşadığı, kimin öldüğü bilinmiyordu. Devlet sistemleri çökmeye başladı. Kısacası bilgi kayboldukça düzen de kayboldu.

  En şaşırtıcı olan ise konuşamayacak kadar küçük çocukların bile bu yeni dili biliyor olmasıydı. Okuma yazma bilmeyenler bile alfabeyi tanıyordu. Sanki insanlık sıfırlanmış ama geçmişi silinmişti.

   O zaman anladım ki herkesin aynı dili konuşması her zaman avantaj değildir. Dil sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda geçmişin taşıyıcısıdır. Geçmişi kaybettiğinizde kimliğinizi de kaybedersiniz ve kimlik kaybolduğunda dünya hızla kaosa sürüklenir.

(Visited 2 times, 2 visits today)