Huzursuzluk

   Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi. Arkamdan yaşlı bir teyzenin beni takip ettiğini fark ettim. Yaklaşık bir saat boyunca otele doğru yürüdüm, otele vardığımda yaşlı teyze hâlâ arkamdaydı.

    Ben adım attıkça o da adım atıyor, durduğumda duruyor ve aramızdaki mesafe hep yaklaşık bir metre kalıyordu. Otele girerken sonunda dönüp ona ne istediğini sormaya karar verdim ancak bir saat boyunca ilk kez arkama döndüğümde onu göremedim. Ne olduğunu anlayamadım. Herhâlde karanlıktan korktuğum için hayal görüyorum, diye düşündüm ve yaşananları olmamış gibi kabullendim.

   Resepsiyondan oda kartımı alıp odama çıktım. Eşyalarımı yerleştirdikten sonra, çok yorgun olduğum için hemen yatağa uzandım. Ertesi sabah otelin kahvaltısına indim. Orada bir teyze, normal bir şekilde et yiyordu. Bana dönüp “Yavrum sen de yer misin? Açık büfede yok bundan. İstersen gelip benden alabilirsin.” dedi. Bunu duyunca ürperdim ama onu kırmamak için “Teşekkür ederim teyzeciğim, ben almayayım.” dedim. Garip bir bakış attı ve başka bir şey söylemedi. Ben de açık büfeden kahvaltımı alıp kendime bir masa aradım. Az önce teyzenin oturduğu masaya baktığımda onun orada olmadığını fark ettim.

Bir masaya oturdum. Tam o sırada çatalımı yanlışlıkla yere düşürdüm. Eğilip almak isterken başımı masaya sertçe çarptım.Gözlerimi açtığımda kendi evimdeydim. Ne olduğunu anlamaya çalıştım. Kısa süre sonra yaşadıklarımın bir rüya olduğunu fark ettim ve rahatladım. Tam içim rahatlamıştı ki kapı çaldı. Kapıyı açtım. Karşımda, beni takip eden ve kahvaltıda “Et yer misin?” diye soran aynı teyze duruyordu.

(Visited 2 times, 1 visits today)