İngilizce

Bir gün sabah kalktığımda Türkçe yerine İngilizce konuştuğumu fark ettim.Aşağı kata indim ve kahvaltımı yapmak için masaya oturdum.Annem ve babam da mutfağa girip masaya oturdular.Ben kahvaltı yaparken annemle babamın ne dediğini çok anlayamadım çünkü daha küçük olduğum için ingilizceyi daha yeni öğreniyordum.Kahvaltımı bitirdikten sonra evden dışarı çıkıp herkes de mi İngilizce konuşuyor diye baktım.Onları çok iyi anlamadığım için onların da İngilizce konuştuğunu biraz olsun anladım.Ben de bilim insanı arkadaşım Ayşe’nin laboratuvarına gittim.İngilizce çok iyi konuşmadığım için ilk başta beni anlayamadı ama sonra aklıma telefondan Türkçe İngilizce çeviri yapabilirim diye düşündüm.Sonra türkçe yazabildiğimi fark edip hemen sorum ingilizceye çevirdim.Allahtan İngilizce çeviriyi bir butona basıp, sesli bir şekilde söylemiş gibi oluyordu.Sorumda İngilizce olduğu için anladı ve cevabı söyledi.Ayrıca kendisinin de bu durumdan rahatsız olup ,benimle istediğini söyledi.Hemen birkaç eşya alıp ,yola çıktık.3 gün yürüyüşten sonra bahsettiği dağı bulduk ve tırmandık.Ayrıca bahsettiği çiçekte tam karşımızda duruyordu.Hemen çiçeği alıp ,geri dağdan indik.3 gün yürüyüşten sonra tekrar kasabaya geldik.Hemen iksiri yapıp, ilk kendimde denedim.İşe yaradı.Sonra Ayşe’yi de eski haline getirip laboratuvarına koştuk.Ayşe’nin yeni icadı sayesinde 1 gün içinde kasabadaki herkes yeniden türkçe konuşmaya başladı ve  herkes hayatlarında hiçbir şey olmamış gibi hayatına devan etti.

(Visited 1 times, 1 visits today)