Sunucu:
Şimdi sırada özel konuğumuz, yazar Rüzgar Şimşek var. Öncelikle hoş geldiniz Rüzgar Bey. Size birkaç sorum olacak. İlk sorumla başlayalım:
Seyircilerimize bu yollara nasıl düştüğünüzü tekrar anlatır mısınız?
Rüzgar Şimşek:
Evet, ben gençliğimde bir koşucuydum fakat yaş ilerledikçe spor, sağlığımızı zorlayabiliyor. Spor hayatını bırakalı en fazla beş-altı yıl olmuştur. Ancak boş durmadım, bu süreçte yazarlığa yöneldim.
Açıkçası yazma fikri aklıma nasıl geldi, pek hatırlamıyorum. Sanki içime bir ışık doğmuştu ve hemen yazmaya başladım. Yılmadım, usanmadım ve en fazla bir yıl içinde ilk kitabımı tamamladım.
Başta kimse kitapları satın almadı ama ben biliyordum. Bunlar güzel kitaplardı. Yazmaya devam ettim, ettim, ettim… Son iki yılda çıkardığım kitap ve ardından gelen kitap serisi ise adeta kapış kapış satıldı.
Yılmadan, azimle çalışırsan istediğine mutlaka ulaşırsın.
Sunucu:
Harika! Peki Rüzgar Bey, birinci kitabınızdaki en sevdiğiniz bölüm hangisiydi?
Rüzgar Şimşek:
Sanırım en çok “Hayvan Sevgisi” bölümünü sevmiştim. Bölümün ismi “İnsan Ruhunun Parçası: Hayvanlar” idi. O bölümü yazarken çok eğlenmiştim.
Bu bölümde başkahramanımız İsabelle, hayvanlarla konuşabiliyordu. İlk merak ettiği şey ise köpeği Mocha’ya neden sürekli havladığıydı.
Mocha da aslında onu ne kadar çok sevdiğini anlatmak için havladığını söylüyordu. Bu sahne beni çok duygulandırmıştı.
Sunucu:
Çok güzel bir anlatım! Teşekkür ederiz Rüzgar Bey. Şimdi diğer sorulara geçelim.
