İnsanlar kendilerini sanatla anlatabilir ve düşüncelerini belirtebilir. Ben buna katılıyorum; hiçbir insan, hiçbir yönden sınırları aşmadığı sürece kısıtlanmamalıdır. İster resim ister tiyatro olsun, duygularını özgür bir şekilde ifade edebilmelidirler. Bazı insanlar kendini resim çizerek ifade eder, çünkü bunları dile getirmeye çekinebilirler. Bazısı ise müziğiyle bütün hayatını üç ile beş dakika arasına sığdırır. Ama bunları yaparken, kendisini özgürce ve kısıtlanmadan ifade etmelidir. Kendi sanat bakış açılarını da özgürce ve hür iradesiyle belirtmelidir.
Sanat ayrı bir anlatım biçimidir. Düşünün, bir şarkıya “Bu nasıl ritim, melodide hata var,” demezler; çünkü onun kendine has bir melodisi vardır, tıpkı her insanın aynı olmaması gibi. Sanat, anlatmanın en güzel yoludur. Bence her fırça darbesi farklı bir anlam taşır; anlamak isteyen anlar, anlamak istemeyen anlamaz. Ama sen ona her baktığında sana bir şey anlatır ve bu da onu unutulmaz hale getirir.
İnsanlar bir müzik dinlerken birden fazla duyguyu aynı anda hisseder; tiyatroda da böyledir bu. Nasıl bir filmin içinde birden fazla role giriyorsak, insan her şeyi hisseder ve farklı duygulara kapılır. Sanat, bu duyguların sözsüz yanıtıdır.
