Bir gün sabah uyandığımda kendimi ıssız bir adada buldum. İlk başta rüya olduğunu düşündüm ama bir türlü uyanamıyordum işte. Bir yerden sonra adaya alışmaya başladım, çünkü ada beni güzelliğiyle büyülüyordu. Adada bir sürü güzel renkli çiçekler, tropikal meyveler ve masmavi bir okyanus vardı; içinde rengarenk bir sürü balık yüzüyordu.
Bir yandan ailemi çok özlüyordum, bir yandan da adanın güzelliğiyle orada kalmak istiyordum. Kararımı verdim: Adada kalıp biraz zaman geçirmeye karar verdim. Karnım acıkmıştı, bir muz ağacından muz toplayıp biraz atıştırdım ve kendimi daha iyi hissettim. Biraz oturup dinlendikten sonra keşfe çıktım.
Adada birçok ağaç vardı. Biraz yürüyüş yaptıktan sonra bir kapı fark ettim, açmaya çalıştım ama kilitliydi. Biraz ilerledikten sonra altın renginde bir mağara gördüm. Hemen gidip baktım ve içinde bir anahtar olduğunu fark ettim. Anahtarı alıp kapıya gittim ve kapıyı açtım. İçeri baktığımda kendi odama geçiş kapısının olduğunu gördüm. İçeri girip kapıyı kilitledim ve anahtarı sakladım. Ailemi görünce onları çok özlediğimi fark ettim ve çok mutlu oldum.
Adayı gezmeyi de ihmal etmedim tabii.
