Small tropical island in the ocean. Vector illustration

ISSIZ BİR ADADAYIM

O gün kendimi ıssız bir adada buldum. Gözlerimi açmakta zorlanıyordum çünkü güneş o kadar fazla ışık saçıyordu ki! Ama en sonunda gözümü açabildim. Gözümü açtığımda bir sürü bitki ve ağaç gördüm. İlk defa bu kadar doğal renkler vardı.

Denizin rengini merak ettiğim için sahile doğru yürümeye başladım. Denizi gördüğümde renginin tam bir turkuaz olduğunu fark ettim. Bir an denize giresim gelmişti ama kıyafetlerimin olmadığını hatırlayınca girmedim. Ben de denizin keyfini çıkarabilmek için kuma oturup denizi izledim.

Sonra karnımın acıktığını hissettim. Adada olduğumu unutup, “Anne, yemek ne zaman hazır?” dedim. Aklıma sonra geldi ıssız bir adada olduğum. Ben de hemen yiyecek aramaya başladım. Yiyecek ararken bir yandan da gece nerede uyuyacağımı düşünüyordum.

Bunları düşünürken ağaçta elma, bağda üzüm gördüm. Hemen koşarak elma ve üzümleri topladım. Sahile gidip bunların tadını çıkardım. Güneşin battığını görünce hemen bir mağara aramaya başladım. Tabii denize yakın bir mağara arıyordum çünkü denizin dalga sesi benim uykumu getiriyordu.

O kadar fazla çabadan sonra bir mağara bulabildim. Hemen içine yaprak taşıdım ve serdim. Serdikten sonra ateş yaktım ki gece üşümeyeyim. Yaprakları da ateşin yanına yerleştirip uzandım. O gece hem korkuyordum hem de uykuluydum.

Sanki deniz, uykumun daha çabuk gelmesini istermiş gibi bir anda dalga sesini artırdı. Ben de dayanamayıp uyuya kaldım. Rüyamda bu adaya bir şehir kuruyordum. Bu şehirde ailem bile vardı. Yarının böyle geçmesi dileğiyle rüyama devam ettim.

(Visited 9 times, 1 visits today)