Onu karşımda görünce kalbim yerinden çıkacak sandım. Günlerdir, hatta belki de aylardır bu anın hayalini kuruyordum. Ama şimdi, tam karşımdaydı. Dizlerim titredi, ne diyeceğimi bilemiyordum. O ise sakindi hatta yüzünde hafif bir tebessüm vardı. Zaman sanki yavaşlamış, etrafımızdaki dünya bulanıklaşmıştı. Sadece o ve ben vardık.
Derin bir nefes aldım, kalbimin çılgın atışlarını dindirmeye çalıştım. “Merhaba.” dedim, sesim hafifçe titreyerek. O da gülümsedi.
“Seni burada görmek çok güzel.” dedi.
Bütün cesaretimi topladım ve ağzımdan şu altı kelime döküldü:
“Bunu söylemek zorundayım… Seni çok özledim.”
O an, onun gözlerinde bir ışık parladı. Ne diyeceğini merakla ve heyecanla bekliyordum; içimde neredeyse fırtınalar kopuyordu. Ama sonunda o da aynı kelimeleri söyledi:
“Ben de seni çok özledim… Sensiz ne yapacağımı bilmiyorum ve sensiz kalmak istemiyorum.”
İşte o an, bütün korkularım, bütün dertlerim, bütün sorunlarım uçup gitti. Çünkü sonunda uzun süredir beklediğim o an gerçekleşti.
