İşte O Sabah!

Bir sabah uyandığımda herkesin iç sesini duyabildiğimi fark ettim. Önce bunun bir rüya olduğunu sandım ama hayır, odamın penceresinden bakan annemin içinden geçenleri net bir şekilde duydum: “Umarım bu sabah kavga etmeden kahvaltı ederiz.”

Şaşkına döndüm. Kahvaltıya indiğimde abimle göz göze geldik. Onun sesi de zihnime doldu: “Yine yumurtayı soğuk yapmışlardır, of…” Gerçekten de annem sofraya soğuk yumurta koymuştu. Gözlerimi ovuşturdum ama sesler gitmedi.

Okula gittim. En yakın arkadaşım Ayşe’nin yanına oturdum. Yüzü gülüyordu ama içinden şöyle geçiriyordu: “Bugün hiç mutlu değilim. Keşke annemle tartışmasaydık.” Ona sarıldım. “Her şey iyi olacak.” dedim. Şaşkınlıkla yüzüme baktı. O an anladım ki bu “güç” sadece bir tuhaflık değil, belki de bir hediye gibiydi.

Ama gün boyu bu sesleri duymak beni çok yordu. Herkesin korkuları, kaygıları, mutsuzlukları beynimin içinde yankılanıyordu. Akşam olunca başımı yastığa koyduğumda sadece bir dileğim vardı: “Lütfen yarın yine sadece kendi iç sesimi duyabileyim…”

(Visited 8 times, 1 visits today)