Yapay zeka foto

JAPONYA 2040 KONGRE

Ben Türkiye’de ünlü bir bilim adamıyım ve 2040’ta bir gün Japonya’daki AI kongresinden sunum teklifi aldım. O teklifi aldığımda aylar boyu o konuşma sunumu üzerine çalıştım; nefesimden virgülüne, noktasından tonuna kadar her şeye tüm dikkatimle çalıştım. Bugün, çalışmamın karşılığını burada vereceğim.

Konuşma yapacağım salon hakkında bilgi vermek istiyorum. Salonda, Japonya’nın yeni teknolojileriyle alakalı bir sürü fotoğraf vardı ve daha önce burada konuşma yapıp ödül alanların fotoğrafları vardı. Bugün burada konuşacağım şey; bazı tür telefonların yapay zekâ özelliklerinin nasıl geleceği, işlemcilerinin nasıl bir şekilde değişebileceği ve bilgisayarların daha kullanışlı olması ile alakalıydı. Bunun için bir sunum hazırladım.

Bu konuşmamla bu uluslararası kongrede ödül sahibi olmak istiyorum. Ayrıca ödülü kazanırsam öbür salonun dışına heykelim, içine ise resmim asılacaktı ve bu her kazanan için geçerli bir şeydi. Konuşmama şöyle başladım:

“Sevgili dinleyiciler, sayın jüriler ve sayın yarışmacılar; bu konuşmada bahsedeceğim şey, düşündüğünüz gibi yapay zekâ ve teknolojik ürünlerin nasıl geliştirilebileceğidir. Ve konuşmama başlıyorum, ilk önce…”

Böylece konuşmama başlamış oldum. İşte size başta dediğim konuları en ince detayına kadar 13 dakika 53 saniye boyunca anlattım. Konuşmam bitince salonda birkaç saniyelik bir sessizlik oldu. Sonra rakiplerim dâhil salondaki herkes beni ayakta alkışladı. O anda çok duygulandım ama hemen sevinemedim çünkü daha rakiplerim sunumlarını yapmamıştı ve onların benim sunumumdan daha iyi bir sunum hazırlama şansları vardı.

Sonra jüriler diğer yarışmacıyı çağırdı ve ben de yerime geçip konuşmasını dikkatle dinledim. O da benim gibi başlamıştı ve iyi de ilerletti. Böyle böyle, benim dışımdaki 13 yarışmacı da sunumlarını bitirdi ve jürilerin önünde yerimizi aldık.

Ve puanlama başladı. Ben en son puanlanacaktım ve herkes on üzerinden puan alacaktı. Benden önceki çoğu kişi 6, 7 veya 8 puan aldı. Benden bir önceki ise 9 puan aldı ve benim 10 alma ihtimalim yok gibiydi. O arada rakibim çok kışkırtıcı bir şekilde sevindi. Sonra içime bir hırs doğdu; yenersem kutlamamda onun yaptıklarının üç katını, kendisinin gözü önünde yapacaktım.

Sonra salonda bir sessizlik koptu çünkü benim puan alma sıram gelmişti. Ardından jürilerin ağzından “10” sayısını duydum. O an dünyadaki en mutlu insan bendim. Sonra düşündüğüm gibi o yarışmacının yaptığının üç katını ona yaptım ve sahneye birincilik ödülümü almak için çıktım.

Sonra herkes fotoğrafımı çekti. Ardından ödülümü alıp büyük bir alkış eşliğinde salondan uzaklaştım. Daha sonra oradaki odama gittim ve ailemi aradım. Annemlere “Kazandım.” dedim, onlar da “Biliyoruz.” dediler. “Nereden biliyorsunuz?” dedim çünkü bu televizyonlarda yayınlanmıyordu.

Sonra annem bir anda “Sürpriz!” diye bağırdı çünkü o da yarışmayı izlemeye gelmişti. Ben, işleri olduğu için gelemeyeceklerini zannediyordum ama zar zor izlemeye gelmişlerdi. En sonunda salonun dışında buluştuk, bir uçak bileti aldık ve evimize, Ankara’ya, döndük. Bu, hayatımın en unutulmaz anıydı.

 

(Visited 6 times, 1 visits today)