Tuhaf Bir Gün

Sabah uyandığımda annem sakin sakin kahvaltı hazırlamak yerine hızlı hızlı pilot tulumu giymeye çalışıyordu. Babam ise elindeki viyolonseli tıngırdatmaya uğraşıyordu. Açıkçası evimizde bir viyolonsel olduğunu bile bilmiyordum. Hele annemin giymeye çalıştığı tulumu daha önce sadece televizyonda görmüştüm.

“Neler oluyor?” diye sorduğumda annem telaşla pilot olduğunu ve uçuşa yetişmesi gerektiğini söyledi ve kapıdan fırladı. Babam ise soruma cevap verme gereği bile duymadı. Gerçekten neler oluyordu! Annem bir ev hanımı, babam ise mühendisti. Bu yeni meslekler nereden çıkmıştı? Biri benimle kesin dalga geçiyordu. “Hadi babam o enstrümanı çalıyormuş gibi yapsın ama annem o koca uçağı nasıl uçuracaktı?” diye düşündüm.

Okula gidip sınıfın kapısını tıklattığımda içeriden alışık olduğum o naif ses yerine kaba bir “Giiiirrr!” sesi duyuldu. İçeri girdiğimde temizlik görevlimiz Ali ağabeyi öğretmen masasında otururken gördüm. İlginç olan, arkadaşlarımın bu duruma hiç şaşırmamış gibi görünmeleriydi.

Kafamı toparlamaya çalışırken Ali ağabeyin, “Eveett çocuklar, 23 Nisan 1923 yılında ne olmuştu?” dediğini duydum. “Tam o 1920 değil miydi?” diyecektim ki tüm sınıf aynı anda “Cumhuriyet ilan edildi!” diye bağırdı. Her şey birbirine karışmıştı. Ali ağabey, görünüşe göre tarihi yanlış öğretmişti. “Hayır, 23 Nisan 1920’dir, doğrusu meclis kurulmuştur.” demeye yeltendim ki bir uçağın hızla bize doğru yaklaştığını fark ettim…

Gerisini siz hayal edin!

SON.

 

(Visited 3 times, 1 visits today)