Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve uzaklarda karanlık bir siluet göründü. Hemen evime doğru hızlıca yürümeye başladım. Çok korkuyordum, adam beni takip ediyordu. İlk aklıma gelen, eve gidince polisi aramaktı. Sonra adamın elinde bıçağa benzer bir şey gördüm. Acaba bu adam bana zarar mı verecekti? Adam bana daha da yaklaştı.
Artık belliydi, polisi arayacaktım. Adam yaklaşıyordu, o yüzden koşmaya başladım; o da koşmaya başladı. Evimi görüyordum, çok yakındı. Evim de garip görünüyordu, sonra fark ettim, elektrikler kesikti. Tam “işler daha da kötüleşmez” dediğimde sağanak yağış başladı. Kendimi şanssız hissediyordum. Eve varmıştım. Merdivenleri hızlıca çıktım ve eve girdim. Kapıyı kilitledim ve polisi aradım.
Polis gelmeden önce adam kapıya vurmaya başladı. Sonunda polis gelmişti. Kapıyı açtım ve şok oldum; gelen polisti ama yanında kardeşim vardı. Meğerse beni kovalayan kişi kardeşimmiş. Kardeşim durumu anlatınca her şeyi anladım. Elindeki bıçak sandığım şey postermiş. Kardeşim konsere gitmişti. Beni görünce heyecandan bana doğru koşarak gelmiş.
