Karanlıktaki Yansıma

Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve kalbim duracakmış gibi hızlı hızlı atmaya başladı. O sırada otobüsün kapısı kapandı. Otobüs hızla uzaklaştıkça içimdeki korku daha da büyüyordu.

Normalde bu durakta birkaç kişi olurdu ama bu kez etrafta kimse yoktu. Rüzgâr, yol kenarındaki yaprakları sürüklüyor, tuhaf sesler çıkarıyordu. Telefonumu çıkardım, eve giden yola bakmak istedim ama internet yoktu. Yolu bildiğimi sanıyordum fakat karanlıkta her şey bana yabancı geliyordu. Yürümeye başladım. Arkamdan bir ayak sesi duydum. Hemen döndüm ama kimse yoktu. “Kendini korkutuyorsun.” dedim ama kalbim buna inanmadı.

Sokak lambaları birer birer sönüyor, her seferinde etraf biraz daha kararıyordu. İleride eski, gri bir apartman vardı. Önünden geçerken üst kattan bir şey düştü ve gürültüyle yere çarptı. Artık dayanamadım, koşarak eve girdim. Kapıyı kilitledim ve derin bir nefes aldım.

Tam rahatladım derken telefonum titredi. Ekranda bilinmeyen numaradan görüntülü arama yazıyordu. Korkarak açtım. Ekranda kendi odam vardı ama yatağımın yanında duran kişi bendim. Ekrandaki ben yavaşça kapıya döndü. Ve tam o anda, arkamdaki kapı kolu yavaşça aşağı inmeye başladı.

(Visited 4 times, 1 visits today)