Ortaokul yılları, bir çocuğun kendini ve dünyayı yeni yeni keşfettiği, ilgi alanlarının yavaş yavaş şekillenmeye başladığı çok hassas bir dönemdir. Bu dönemde öğrencilere kariyer testi uygulamak iyi bir fikir gibi görünse de, aslında bazı sakıncaları beraberinde getirebilir. Ben de bu nedenle bu testlerin ortaokul seviyesinde yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Her şeyden önce, ortaokuldaki bir öğrencinin kim olduğunu, ne istediğini tam olarak bilmesi beklenemez. Bu yaşlarda çocuklar hâlâ deneme-yanılma sürecindedir. Kariyer testleri ise çoğu zaman kalıplaşmış sorularla sınırlı bir bakış açısı sunar. Çocuğa “sen şu alana uygunsun, bu alan sana göre değil” gibi farkında olmadan etiketler yapıştırabilir. Bu da merak duygusunu köreltebilir, keşfedilmemiş yeteneklerin ortaya çıkmasını engelleyebilir. Üstelik “sen sayısalcısın”, “sözelde iyi değilsin” gibi çıkarımlar, bir çocuğun kendini kısıtlamasına sebep olur. Oysa bu yaşlarda çocuğun sanata da spora da bilime de özgürce temas etmesi gerekir.
Bir diğer sorun da şu: Kariyer testleri genelde mevcut ilgi ve yetenekleri ölçer. Oysa eğitim, sadece güçlü yanları değil, gelişmeye açık yönleri de desteklemekle ilgilidir. Bugün matematikte zorlanan bir öğrenci, yarın doğru destekle bu alanda çok iyi bir noktaya gelebilir. Fakat erken yaşta yapılan bir test, “ben zaten bu konuda iyi değilim” düşüncesini pekiştirip çocuğun gelişim yolunu tıkayabilir. Psikolojik olarak da henüz kimlik arayışı içinde olan bir gencin sabit bir kategoriye sokulması sağlıklı değildir.
Peki bunun yerine ne yapılabilir? Ortaokul döneminde testler yerine “kariyer keşfi” odaklı çalışmalar yapılmalı. Öğrenciler farklı meslekleri tanımalı, çeşitli atölyelere katılmalı, belki bir günlüğüne bir mesleği yerinde deneyimlemeli. Farklı alanlardan rol modellerle tanışmalı. Bu yaklaşım, onlara bir sonuç dayatmak yerine yolculuklarında rehberlik eden bir harita sunar. Deneyimle öğrenmek, bir test sonucundan çok daha kalıcı ve anlamlıdır.
Kısacası, ortaokul öğrencisine kariyer testi yapmak, henüz tomurcuk halindeki bir çiçeğe “sen gül olacaksın” demek gibidir. Oysa çocukların toprağı, suyu, güneşi özgürce deneyimlemesine izin verirsek, hangi çiçeğe dönüşeceklerini kendileri belirler. Eğitim de tam olarak bunu sağlamalı: sınırlamamak, yönlendirmemek, potansiyellerinin doğal şekilde ortaya çıkmasına alan açmak. Bu nedenle kariyer testlerinin lise dönemine bırakılması, ortaokulun ise merakın ve denemenin özgürce yaşandığı bir hazırlık süreci olması daha doğrudur.
