Bir sabah teyzemin evinde uyandım. Kedilerim beni uyandırdı, kimisi “Mama ver, mama ver!” kimisi “Oyun, oyun” diyordu. Sonra beyaz, utangaç kedimin yanımda uyuduğunu fark ettim. Ona dedim ki “Neden hep bizden kaçıyorsun?” O da kısık bir sesle “Çünkü korkuyorum.” dedi. Ben de “Ben seni utanıyor sanıyordum ama…” dedim. O da “Peki ben de sizinle oynayabilir miyim? dedi. Sesi daha da yükselmişti. “Tabii ki!” deyip mutfağa gittim. Bir kedim açtı. Ona mama verirken öbürü geldi. “Duyduğuma göre bir yarış varmış, katılmak için geldim.” Ben “Ne, ne yarışması” dedim. O da “Kiki ile Doty…” dedi Şimdi anlamıştım. Onlara ne yarışması olduğunu sormak için salona giderken Kiki ” Kuş yarışması başlıyor! Yarışmacı kalmasın!” diye bağırdı. 1 dakikada en fazla sopadaki kuşu yakalayan Kiki’ydi. Hiç şaşırmadım çünkü en oyuncu kedi o. Ama birkaç tur daha oynayınca kazanan Doty oldu. Kahvaltı yaptık, sonra kazanan Sandy oldu. Öğlen yemeği yedik, Misha da oyuna katıldı. Sonraki turda da Misha kazandı. O akşam yemeğinde her kedi “Demek herkes kazanabilirmiş.” diyordu. Ben de öyle düşündüm. Misha televizyon izlerken “İzlediklerini anlıyor musun?” diye sordum. O da “Hayır, öylesine izliyorum.” dedi ve uyudum.


Kedili Bir Gün
(Visited 18 times, 1 visits today)
