– Bugünkü konuğumuz usta oyuncumuz Şener Şen! Hoş geldiniz Şener Bey.
– Hoş buldum.
-Öncelikle değerli vaktinizi bize ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Zaman kaybetmeden ilk sorumu sormak istiyorum.
–Tabii ki buyurun.
-Biliyoruz ki her projenin sizin için bir yeri vardır fakat biz en çok eğlendiğiniz, en çok anınızın olduğu projeyi duymayı çok isteriz.
–Sizin de belirttiğiniz gibi her projenin benim için ayrı bir yeri var fakat benim çekerken ve oynarken en çok eğlendiğim projem “HABABAM SINIFI” idi. Binlerce projem arasından en çok izlenen ve beğenilen projemde budur.
-Bir diğer sorumuz ise, sanat hayatınızın nasıl başladığı.
–İstanbul Belediyesi’nin şehir tiyatrolarına yazıldım, ardından radyo tiyatrolarında da işe başladım fakat ikisinden de aldığım kazanç yetmediği için sinema oyunculuğuna transfer oldum. Hatta çok iyi hatırlıyorum o zamanlar figüran olarak bile çağırılsam yevmiyemi o gün almak şartıyla giderdim.
-Peki bu sanat hayatınıza rahmetli babanız Ali Şen’in katkısı oldu mu acaba ?
–Tabii ki oldu. Zamanında beni sinema oyunculuğuna transfer eden şeylerden biri babamın benim yeteneğimi fark etmesi oldu. Bunu aktarması beni sinema oyunculuğuna transfer etti.
-Sizce sanat dünyasına adım atmanız doğru bir karar mıydı, pişman mısınız?
-Tabii ki değilim, sanat dünyasına adım atmanın doğru bir karar olduğunu düşünüyorum, bu zamana kadar yaptığım projelerden de attığım adımlardan da pişman değilim.
-Gelelim o büyük soruya, yeni projeniz var mı?
-Doğruyu söylemek gerekirse ben çok yoruldum fakat bir proje fena olmazdı, şuan bir projem yolda değil, güzel bir kadro toplayabilirsek ben yeni bir proje çok isterim.
-Çok üzülerek belirtiyorum ki bize ayrılan zamanın sonuna geldik, değerli zamanınızı bize ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
–Ben teşekkür ederim, eskileri, rahmetli babamı andığımız için…
