İnsanın kendisini ifade etmesi için hangisi daha etkilidir: okumak mı, yazmak mı? Bence ikisi de değil. İnsan kendini en iyi konuşarak ifade eder. Konuşurken mimiklerini kullanabilir, ses tonunu değiştirebilir, beden diliyle duygularını gösterebilir. Yazarken veya okurken kullanabileceğimiz tek araç ise noktalama işaretleridir. Mesela sinirliyken ünlem işareti, bir hikâyeye devam ederken üç nokta (…) gibi ifadeler kullanırız. Ama bu yeterli değildir. Çünkü duygunun gerçek halini ancak konuşma anında anlayabiliriz.
Konuşurken karşındakine doğrudan ulaşabilirsin. Onun tepkisini anında görür, onunla bir bağ kurarsın. Yazı ya da kitap okurken bu etkileşim çok daha sınırlıdır. Biriyle konuşurken aldığın hazzı başka hiçbir şey veremez. Mimiklerle, jestlerle ve tonlamalarla ifade edilen duygular çok daha gerçek ve etkileyicidir. Bu yüzden tiyatro da çok güzel bir örnektir. Oyuncular, sadece sözleriyle değil, beden dilleri ve duygularıyla da izleyiciye mesaj verir.
Bir insanın ya da hayvanın duygularını bir yazıdan tam anlamıyla anlayamazsın. Ama bir tiyatro oyununda ya da filmde, karakterin mutlu mu, üzgün mü, sinirli mi olduğunu kolayca anlayabilirsin. Çünkü beden dili, yüz ifadesi ve ses tonu tüm bu duyguları net biçimde yansıtır.
Mesela size şöyle diyeyim: Bir filmde bir oyuncunun duygularını mı daha iyi anlarsınız, yoksa aynı sahneyi bir kitaptan mı? Elbette filmdeki oyuncudan… Çünkü insan bedeni hisleri çok daha iyi anlatır.
Tabii ki herkesin fikri farklı olabilir. Bazı insanlar kitap okurken hayal gücünü kullanarak bir sahneyi kendi kafasında canlandırabilir. Ama bu da kişinin hayal gücüne bağlıdır. Herkesin hayal gücü aynı değildir.
Sonuç olarak bana göre insan kendini en iyi konuşarak, beden diliyle ve mimikleriyle ifade eder.
