KÜÇÜK BİR ÖZ GÜVEN SORUNU

Sibel, üniversitede psikoloji okuyan bir öğrenciydi. Küçüklüğünden beri insanları anlamaya meraklıydı. Bazen çok yoruluyor, bazen de neden başladığını unutacak gibi oluyordu ama yine de vazgeçmiyordu. Çünkü hayalinin peşinden gitmek istiyordu.

Bugün önemli bir sunumu vardı. Sabah aynaya baktığında kalbi hızlı atıyordu. Kendine güvenmeye çalıştı. Derin bir nefes aldı ve sahneye çıktı. Sunum sırasında sesi titredi ama durmadı. Notlarına baktı, toparlandı ve devam etti. Sınıf arkadaşları onu dikkatle dinliyordu. Sunum bittiğinde alkış seslerini duydu. O an gözleri doldu, çünkü başarmıştı. İçinden yavaşça “Bugün kendimle gurur duyuyorum.” dedi. Bu cümle onun için çok şey ifade ediyordu çünkü uzun zamandır kendini öz güvensiz hissediyordu. Şimdi ise korkularının üzerine gitmişti. Psikoloji okumayı seçtiği günün doğru bir karar olduğunu anladı. Artık daha güçlüydü ve hayallerine bir adım daha yaklaşmıştı.

  Kendine söz verdi: Ne kadar zor olursa olsun çalışmaya devam edecekti. Çünkü insanların hayatına dokunmak istiyordu. Bir gün iyi bir psikolog olup danışanlarına umut olmak en büyük hayaliydi. Bugünkü küçük başarısı ona büyük bir cesaret verdi. Artık biliyordu ki emek verdiği hiçbir şey boşa gitmezdi.

Yatağına uzandığında yüzünde hafif bir gülümseme vardı çünkü gerçekten değiştiğini hissediyordu. Bu değişim, gelecekte karşısına çıkacak tüm zorluklarla baş edebileceğini ona fısıldıyordu. Asla pes etmeyecek ve hayallerinden vazgeçmeyecekti. Çünkü artık kendine inanıyordu ve çok daha mutluydu.

(Visited 3 times, 1 visits today)