Küçük Sihirbaz

Nasıl bilir misiniz? Gözünüze patlayan ışıklarla uyanmak, nerde olduğunu seçememek. O ne yapmıştı, kentimizin küçük sihirbazı, kendini orada bulunca ne yapmıştı ellerindeki beyaz eldivenleri mi fark etmişti önce yoksa parlayan kunuramısıydı dikkatini çeken.

İnsandan ırak küçük bir kasabada normal bir ailenin hiçte normal olmayan çocuğuydu o. Adı da vardı hatta belki Ozan belki Hasan ama ona küçük sihirbazı denirdi. 13 yaşında verilmişti ona bu lakab. Doğaya çok meraklı oğlanımız odasının penceresinden ağaçların esintiyle hareketini izlerken bir gecede değişmişti her şey. Kısacık ömrünü buna adamış gibi kartları döndürüyor, şapkasından küçük tavşanlar çıkartıyordu.

Yirmi yıl sonra tekrar özüne döndüğünü iddia eden artık çokta küçük olmayan sihirbazımız akıl hastanesinde incelemeye alınıyor.  Ben gazeteci olarak aradığım bu görevde önce annesiyle konuştum. Her şeyin 20 yıl önce o gece başladığını söylüyorlar. O gün odadan tuhaf bir ışık sızıyormuş. Babası panikle içeri girince pencerenin güneş sanki bir adım öteden doğuyomuş gibi parladığını söylüyor “İşte her şey o tuhaf ışığın pencereden içeriye dolduğu anda başladı…” devamında ise babanın gözleri doldu. Söylediğine göre kendini yere fırlatan çocuk nöbet geçirmeye başlamış “daha çaresiz hissettiğimi hatırlamıyorum. Kendi çocuğunuza yardım edememek nasıl bir duygudur biliyor musunuz?”. Bunu duyduğuma hiç şaşırmamıştım desem inanır mısınız, çünkü sihirbazda aynı hikayeyi anlatmıştı. Üzerine bir de 13 yaşındaymış gibi davranıyordu.

  • Nasıl bir his acaba bütün hayallerinizin başkası tarafından ele geçirilmesi ve farkettiğinizde çok geç olması.
(Visited 3 times, 1 visits today)