Küresel göç, toplum için bazen yeni umutlar oluştururken bazen de çok düşük yaşam kalitesine sebep olabiliyor. Öncelikle, oluşturabileceği yeni umutlardan bahsedelim. Çoğu insan, yeni iş imkânları ve eğitim olanakları için başka ülkelere hatta bazen kıtalara göç edebiliyor. Fakat bazen de kültürler birbirleriyle tanışıyor ve bu sayede toplumlar arasında kültürel bir alışveriş yaşanıyor. Örneğin, ülkemizde yaprak sarmasının yenmesinin nedenlerinden biri, zamanında Türkiye’ye göç eden dedelerimizdir.
Fakat her zaman olay bundan ibaret değil. Örneğin, yeni bir ülkeye göç ettiğinizde eğer dilini bilmiyorsanız, kültürüne alışkın değilseniz, yaşam tarzları farklıysa ve insanlar sizi “yabancı” olarak görüyorsa dışlanmış ya da uyumsuz hissedebilirsiniz. Aynı zamanda, göç hareketleri ülkeler için ciddi ekonomik kayıplara da yol açabiliyor. Örneğin, vergi vermedikleri için ülkenin enflasyonu artabiliyor. Ayrıca savaşlar, doğal afetler veya siyasi baskılar gibi nedenlerle insanlar ülkelerini terk etmek zorunda kalabiliyor.
Uzun lafın kısası küresel göç, hem umut dolu hem de karmaşık bir konu. Belki de asıl mesele, insanların göç etmek zorunda kalmadığı bir dünya yaratmakta.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Göç bir şans mı, yoksa zorunlu bir tercih mi?
