Buzulların her geçen yıl eridiğini hepimiz biliyoruz. Ancak buna neden olanların da aslında biz insanlar olduğunu çoğu zaman görmezden geliyoruz. Bilinçsizce dünyayı adeta bir mikrodalga fırın gibi ısıtıyoruz. Sonuçlarını bildiğimiz hâlde durmuyor, daha fazlasını istiyoruz. İşte bu yüzden kutuplar eriyor.
Günümüz dünyasının en soğuk yeri olarak bilinen Antarktika aslında bir çöldür. Evet, bir çöl. Bunun nedeni aşırı düşük sıcaklıklar (–93 dereceye kadar düşebilen) ve neredeyse hiç yağış almamasıdır. Bu özellikleri nedeniyle dünyanın en büyük çölü olarak kabul edilir. Ne yazık ki biz insanlar bu donmuş çölü eritiyoruz. Küresel ısınma son yıllarda ciddi biçimde artmıştır. 1900’lü yıllarda başlayan bu süreç, günümüze kadar hızlanarak devam etmiştir.
Peki küresel ısınmaya neden biz sebep oluyoruz? Cevap basittir: Çünkü bizim yaptığımız işleri yapabilecek başka bir canlı yoktur. Bir maymuna parçacık çarpıştırıcısı verirseniz milyarlarca dolarlık bir makineyi kullanamaz ancak insan, bilgisi ve kontrol yeteneğiyle bunu yapabilir. Küresel ısınmanın temel nedenlerinden biri de Sanayi Devrimi’dir. Bu dönemde kurulan fabrikalar, atmosfere büyük miktarda karbondioksit salmış ve bu durum sera etkisini artırarak ozon tabakasına zarar vermiştir.
Her yıl dünya genelinde deniz seviyesi, buzulların erimesi nedeniyle ortalama 3,2 mm yükselmektedir. Araştırmalar, 2050 yılına kadar bu artışın 30 cm’ye ulaşabileceğini göstermektedir. Bu durum; sıcaklık rekorları, aşırı hava olayları, su kaynaklarının azalması ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi gibi insan yaşamını doğrudan etkileyen sorunlara yol açmaktadır. Bunun sonucunda insan sağlığı, sigorta sistemleri ve mevsim düzeni ciddi zarar görmektedir.
Küresel ısınmayı ve buzulların erimesini durdurmak mümkündür. Ancak ne yazık ki bunu yapmıyoruz. Aslında sonuçlarını istemediğimiz hâlde, gerekli adımları atmıyoruz. İşte bu yüzden tüm bu sorunlar yaşanmaya devam ediyor.
