Bir sabah uyandığımda her şey çok farklıydı. Gözlerimi açar açmaz odadaki kuşların cıvıltıları, dışarıdan gelen köpek havlamaları ve… Lokum’un miyavlaması kulağımda anlamlı kelimelere dönüşmeye başlamıştı. Şaşkınlıkla doğruldum. Evet, artık hayvanlarla konuşabiliyordum! Bu yeteneğim sadece bir gün sürecekti, bu yüzden hiç vakit kaybetmeden Lokum’u buldum.
Lokum, bizimle birlikte yaşayan sevimli, biraz huysuz ama çok tatlı kedimizdi. Onunla konuşabileceğimi öğrenince içimde bir sürü soru belirdi. Hemen yanına oturdum ve sordum:
“Lokum, bizimle yaşadığın için mutlu musun?”
O büyük gözleriyle bana baktı, başını eğdi ve mırıldandı:
“Bazen çok keyifli, ama bazı anlarda özgür olmak istiyorum. Yine de sevildiğimi hissediyorum.”
Bu cevabı duyunca yüreğim yumuşadı. Ardından başka bir soruyu merak ettim:
“Bize karşı gerçekten sevgi mi hissediyorsun, yoksa sadece mama ve sıcak bir yer için mi yanımızdasın?”
Lokum patisini uzatıp koluma dokundu.
“Sizden koşulsuz sevgi görüyorum. Bu benim için çok değerli. Ben de sizi seviyorum, ama kedice… Bazen tırmalarak, bazen yanınıza sokularak.”
Tam da aklımda olan bir şeyi sordum:
“Peki neden bizi sürekli tırmalıyor ve ısırıyorsun?”
Kahkaha attı adeta.
“Oyun oynamak istiyorum! Ama sınırımı bazen ben de bilmiyorum. Biraz da canım sıkılıyor olabilir…”
Yemek konusu da hep kafamı kurcalamıştı:
“Bizim yediğimiz yemekleri yiyorsun bazen. Tadlarını beğeniyor musun?”
Yüzünü buruşturdu:
“Bazıları fena değil ama çoğu tuhaf. Özellikle şu yeşil şey…Mırıl muydu neydi, ona bayılmıyorum.”
Sonra en can sıkıcı konulardan birine geldim:
“Neden evin her yerine çiş yapıyorsun Lokum? Lütfen dürüst ol.”
Biraz başını eğdi.
“Tuvaletim temiz değilse ya da kendimi yalnız hissedersem… Bazen dikkat çekmek için yapıyorum. Beni fark etmenizi istiyorum.”
Gün boyunca Lokum’la konuştum, oynadım, güldüm. Onu gerçekten tanıma fırsatı buldum. Günün sonunda ise yavaşça yanına sokuldum ve sordum:
“Lokum, biz seni çok seviyoruz. Seninle yaşamak bizi mutlu ediyor. Bunu biliyor musun?”
Başını omzuma koydu ve mırıldandı:
“Evet, hissediyorum. Ben de sizinle olmaktan mutluyum.”
O gün, hayatımın en unutulmaz günüydü. Keşke her gün hayvanların ne hissettiğini anlayabilsek… Çünkü onların da kalpleri bizimkiler kadar sevgiyle dolu 🐈❤️
