Mistik Doğa

Bir gün gökyüzünden mavi yerine yeşil yağmaya başladı ve her şey değişti. O an kimse ne olduğunu tam olarak anlayamadı. Birdenbire dünyayı kaplayan yeşil doğanın her köşesine yayıldı. Rüzgarla savrulan yeşil damlacıklar, her şeyi sarmaladı, toprağa ağaçlara ve hatta evlerin çatılarında birikti.

İlk başta insanlar sadece şaşkınlıkla pencerelerinden dışarı bakıp, yeşilin neden bu kadar yoğun olduğunu sorgulamaya başladılar. Ama kısa süre sonra bunun sadece bir renk değişikliği olmadığını fark ettiler. Her şey, her bir şey yeşilin etkisi altına girmeye başlamıştı. Toprak daha canlı, ağaçlar daha güçlü ve mükemmel görünüyordu. İnsanlara, daha önce fark etmedikleri güzellikleri fark etmeye başladılar her bir yaprağın şekli her bir çiçeğin rengi daha parlak ve belirgin oldu. Fakat en büyük değişim, yeşil yağmurun içinde yaşayanların hissetmeye başladığı farklılıklarda gizliydi. İlk başta kimse bir şeyin ters gittiğini anlamadı. Ama günler geçtikçe yeşilin etkisi insanlar üzerinde de hissedilmeye başladı. Bedenlerindeki yorgunluklar kaybolmuş, zihinsel berraklıkları artmıştı. Herkes birdenbire daha huzurlu, daha sakin oldu. Ancak zamanla, bazı insanlar daha da değişmeye başladı. Duygular daha yoğun hale geldi, düşünceler derinleşti. Kimi insanlar hayata tamamen farklı bir bakış açısıyla yaklaşırken, kimileri içsel huzuru bulmuştu. Bir gün, küçük bir kasabanın meydanında, yeşil yağmurun altındaki yaşlı bir kadın konuşmaya başladı.

“Bu yağmur bizimle konuşuyor” dedi. “Yeşilin diliyle hepimizi kendine çekiyor. Bunu anlamalısınız. Dünya bizden bir şeyler bekliyor ve doğa bize geri verilmesi gerekenleri hatırlatıyor.”

(Visited 12 times, 1 visits today)